banner137
banner25

"Döviz ve altın yukarı yönde seyrini sürdürecek!"
banner152
banner148

Döviz kurlarında yaşanan hızlı artış ve nedenleri hakkında açıklama yapan Trakya Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi (İİBF) Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ayhan Aytaç, ileriye dönük adımların atılmaması ve faiz oranlarının aşağı doğru çekilmek istenmesi olduğunu belirtti.

1 Amerikan dolarının 10.30 Lira, 1 euro’nun ise 11.70 lira olduğu Türkiye’de altının gramının da 615 lira’yı görmesinin beklenen bir hareket olduğunu belirten ekonomistler Türkiye de ucuz ve kaliteli iş gücü olmasına rağmen yatırımcının gelmediğini ve bunun da en başında güvensizliğin yattığını belirttiler.

Dövizin hızla artması ile Türk lirasının hızlı bir şekilde eridiğini ve değersizleştiğini belirten Trakya Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi (İİBF) Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ayhan Aytaç; “Türkiye’de özellikle son günlerde giderek artan Dolar kurundaki hızlı artış, Türk lirasındaki hızlı erime, aslında bilinen bir gerçeğin su yüzüne çıkması. Çünkü uzun zamandan beri Türkiye’de olumlu, ileriye dönük adımlar atılamadı. Bunların da en önemli nedenlerinden biri faiz oranlarının aşağı doğru çekilmesi hamlesi. Bu hamlenin hemen ardından döviz kurunda ciddi bir artışın ortaya çıktığını görüyoruz. Son günlerdeki artışın başka beklenti nedeni de önümüzdeki günlerde yapılacak para politikası kurulunun faiz kararı olacak. Burada yine faiz indirimi yapılırsa maalesef Dolar kurunu daha da tutabilmemiz artık mümkün değil”dedi.

Yaşanan bu gelişmeler karşısında Türkiye’nin alabileceği önlemleri sıralayan Prof. Dr. Ayhan Aytaç, “ siz negatif faiz vermeden sadece tasarruf edenleri kazanmaya doğru yönlendirirseniz yani daha yüksek faizle en azından bir miktar yapısal sorunları çözene kadar durabilirseniz o zaman bu baskıyı hafifletebilme şansınız var. Bunun yanında turizm sezonunun bitmiş olması, döviz girişinin azalmış olması, Kasım ve Aralık ayında Türkiye’nin ciddi miktarda yaklaşık 13 Milyar Dolar civarında bir dış borç ödemesinin olması, yine Kasım ve Ocak aylarında yaklaşık 76 Milyar liralık iç borç ödemesinin olması, kurların altının ve diğer alternatiflerin yönünü yukarıya doğru çeviren en önemli etkenlerden bir tanesi”dedi.

2022 yılında da sorunun devam edeceğini, Türkiye’nin önlem almaması durumunda provoke edecek unsurlarında eklenmesi ile zor günler geçireceğine dikkat çeken Prf.Dr.Aytaç “eğer Türkiye sahip olduğu sorunları masaya yatırıp rasyonel çözümler üretemezse maalesef yukarı doğru gidecektir. Bunu provoke eden bir takım unsurlar da olacaktır. Örneğin Amerika’da faiz artımı 2022’de tekrardan devreye girmeye başlayacak, bu durum Türkiye’yi yine yukarı yönlü bir döviz baskısına doğru itecektir diye düşünüyoruz”dedi.,

Gram altının geçen yıl süründüğünü ancak son zamanlarda yukarı seviyede tırmanışa geçtiğini belirten Aytaç “ geçtiğimiz yıl daha düşük seviyelerde bir sürünme hareketi yaparken, son zamanlarda o da yukarıya çıktı. Bu da yine beklentiler içersinde. Çünkü altının yılsonu öngörüsünün altındaydı beklenen. 2022’de uluslar arası finansal çevrelerin 2 bin 150, 2 bin 200 ons başına Dolar fiyatının var olduğunu görüyoruz. Yani gelecek her anlamda bir fiyat yükselişinin etkisi altında. Bunun en somut örneklerinden bir tanesi de Amerika’daki enflasyon oranı, tarihinin en yüksek enflasyon oranıdır. Bu da Amerika’da faizleri yukarı doğru itecek bir beklentidir. Maalesef tüm gelişmekte olan ülkeler gibi Türkiye’yi de olumsuz etkileyecektir”ifadelerini kullandı.

Sınır kenti olan Edirne’de komşu ülke Yunanistan ve Bulgaristan’dan gelen turistlerin sayılarının arttığını bununda alım gücünün yükselmesine bağlı olduğunu belirten Trakya Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi (İİBF) Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ayhan Aytaç; “ Türk parasının değeri kayboldukça dışarıdan gelenlerin yabancıların satın alma gücü gayet normal bir şekilde artış gösteriyor. Bulgaristan’ın tabi bu kendi başarısı da değil. Bulgaristan’ın uyguladığı standart bir para politikası yok. Para kurulu diye bir şey uyguluyor. Euro arttığı sürece onlar da bundan nemalanıyor. Burada önemli olan nokta tüketiciler gelip Türkiye’den mal alırken, biz sınırda yaşadığımız için rahatlıkla görebiliyoruz; bizden mal alırken neden yurtdışından yatırımcı Türkiye’ye gelmiyor sorusu en önemli sorulardan bir tanesi. Asgari ücretin bu kadar düşük olduğu hatta Avrupa’nın en düşük asgari ücretine sahibiz şu an, 270 Dolar civarında ve hala da aşağı doğru iniyor. Buna rağmen neden yatırımcı gelmiyor diye sorduğumuzda aslında masaya yatırılması gereken en önemli konu da bu. Yabancıların çekindikleri nedir, güven mi, belirsizli mi, istikrarsızlık mı? Bu sorunlara yönelik bir çözüm üretebilirsek ben inanıyorum ki Türkiye’ye çok kısa zamanda çok büyük yatırım gelecektir. Çünkü bu kadar ucuz ve işçisi bu kadar verimli çalışan, kaynakları bu kadar çok olan bir ülke, üretimle ilgili üzerine düşen her görevi başarıyla yerine getirecektir” dedi.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
banner30