banner137
banner12

Nerede o yıllar öncesinin polisi? Vallahi suçluyu,yanlış yapanı,psikopatı nasıl dize getiriyordu!

Tasvip etmiyordum ama; bugün geldiğimiz noktaya baktığımızda “hani o eski polisler veya polislik” diyenlerin sayılarının bir hayli fazla olduğunu duyuyorum.Polis yeri geldi mi, mahallenin ağabeysi,yeri geldi mi anası, babası ama sonuçta herkesin çekindiği güvenliği ve huzuru sağlayan biriydi.

Zaman içinde yaşanan ihmaller,bir elin beş parmağının bir olmaması hadiseleri yüzünden yasalarla eli kolu adeta bağlanan polis, bugün geldiği noktada hakimiyetini sağlayan değil, sadece araya girip arayı bulmaya çalışan ve olayları yatıştırmaya çalışan bir kolluk kuvveti olarak görev yapıyor.

Psikopatların kol gezdiği,suçun geçmiş yıllara oranla arttığı ülkemizde maalesef polis artık eski polis değil.Eline hakim olamayıp beline taktığı bıçak ve tabanca ile kendini mafya bozuntusu sanan tiplerin arttığı ülkemizde artık maalesef polistende pek bir şey beklememek lazım.Yasaların AB uyumu çerçevesinde elden geçiyor olması, polisi daha hoşgörülü ve anlayışlı yapmaya iterken, polis bu durum karşısında adeta sabır taşı olmuş durumda.

Dün akşam saatlerinde Edirne’de şahit olduğum bir olayı paylaşarak polisin sabrının nasıl sınandığını aktarmak isterim…

Yer Tunca köprüsü başı Güler Petrol önü…Bir bayanın intihar edeceği bilgisi 155 ihbar hattına yapılıyor.Bayanın girişimi her ne kadar polis ve ailesi tarafından engellense de, olaya sonradan müdahil olduğunu anladığımız ve hiçbir ilgisi bulunmayan bir şahıs, yoldan geçerken polise ve üst düzey amirlerine başlıyor ileri geri konuşmaya.Konuşmak ki ne konuşmak!Ağzına ne geliyorsa söylüyor.Külhanlık yapıyor,kaykılıyor, el kol hareketi yapıyor ve dahası diklenerek “kimsiniz ulan siz” demenin yanında polise fiili müdahaleye gidecek kadar yaklaşıyor ve uyguluyor.

Çakı gibi genç bir müdür var polislerin başında.Olayı yatıştırmanın yanında o psikopatlarla da uğraşıyor.Üç kişiler ve her biri birinden destek alarak genç polislerin üzerine çullanırken,nöbetçi müdür olarak görev yapan asayiş müdürlüğünde görevli amir, inanılmaz derecede sabırlı ve bir o kadarda sağ duyulu bir şekilde şahıslara susmaları gerektiğini söyleyerek,olayla ilgileri olmadıkları halde dahil olmalarını anlamaya çalışarak sakinleştirmeye çalışıyor.Hakaretler, havalar,artistik tüm hareketler yapılıyor memurlara ve nöbetçi müdüre laflar ardı ardına geliyor ama bizimkilerde tık yok! Ne sabır be!yahu izlerken ben çatladım bunlar çatlamadı.Sadece alttan alma ve sakinliğini koruması olacak şey değil dedirtti bana.

Sanki adamın sinirleri alınmış,olaya öyle bir konsantre olmuş ki, karşısındakine sert yapsa parlayacaklar yani ateş barut misali ama yinede “tık” yok.Bunu gören şahıs polisi sindirdiğini sanarak şovuna devam ediyor.Aldığı maddenin etkisi ile….Asarım,keserim…

Eee yeter artık!. “Alın şunu takın kelepçeyi,atın arabanın arkasına ve kabahatlerden gereğini yapın!”deyince  “hele be!” dedim; bu en başından yapılması gerekendi ama sabrından ve efendiliğinden dolayı o gece görev yapan tüm o gençleri ve amirleri kutluyorum ve demek istiyorum ki; “işte benim polisim” ama bu kadarda değil canım.Ne demiş atalarımız “karnından sıpayı sırtından sopayı eksik etmeyeceksin”….

Görevleri zor olduğu kadar onurlu,bir o kadarda gururlu.Allah yollarını açık etsin, her polise de böyle davranmayı nasip etsin…. 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.