banner78
banner25

Türk’ten daha Türk!
2001 yılında ailesi ve yanında bulunan hayvanları ile birlikte yaya olarak yola çıkan ve 11 yıldan buyana gezgin olarak Türkiye başta olmak üzere çok sayıda arap ülkesi ve Asya ülkesini gezmiş. İyi derecede bildiği Türkçesi ile dikkat çeken ve adeta bir Türk gibi davranan 53 yaşındaki Goran, Türkçenin yanı sıra İngilizce, Felemenkçe, İtalyanca, Fransızca ve İspanyolca biliyor. 2 deve, 2 keçi, 1 eşek, 3 köpek ve 5 tavuğuyla Türkiye’ye gelen Avrupalı Gezgin Orlando Goran’ın ise en büyük isteği Türk vatandaşı olamak. Sıkı bir Atatürk hayranı olduğu yaptığı konuşmalarından belli olan Goran Yurtta barış Dünyada barış sloganı ile yollara düştüğünü ve hayvan hakları ile insan hakları konularına dikkat çekmek için hayatını bir göçebe gibi idame ettiren Goran, ‘Gill’ isimli devesine de köşe bucak eş arıyor. Kapıkule yolu üzerinde bulunan bir tesiste yurt dışına çıkamadığı için bekleyen ve çetin kış şartlarını hayvanlar ile birlikte buradaki tesisten kalarak geçiren Goran soğuklarla zor mücadele ettiğini ancak her şeye rağmen geçici süre ile mesken tuttuğu tesisin kullanılmayan bölümünde kalarak 2.5 ayını Edirne’de geçirdiğini söyledi. Bulgar makamlarının kendisine ülkelerine giriş izni vermediği için Türkiye’de beklemek zorunda kaldığını belirten Goran, hayvanlarının hastalık taşıdığı endişesi ile Bulgaristan’a girişine izin verilmediğini belirterek sorunu aşmaya çalıştığını ve bu konuda Türk makamlarından yardım istediğini ifade etti.Bulgaristan’ın başkenti Sofya’da deve olduğu bildiğini ve tek derdinin şu an için dişi olan Gill isimli deveye eş bulmak olduğunu söyleyen Goran  “2001 yılında Türkiye’ye geldiğimde iki devem vardı ve eşlerdi.Ancak erkek olan devem yaşlı olduğu için eklem ağrılarından dolayı acı çekerek Ağrı’da öldü.O günden bugüne Gill isimli dişi devem yalnız ve mevsimi olduğu için çok kızışmış durumda.Bir an önce eş bulmak durumundayım”dedi. Bugüne kadar 38 ülke dolaşan Goran, kendisini ‘Dünya vatandaşı’ olarak tanımlıyor ve nereden geldiğini söylemiyor.İsveç vatandaşı olduğu bilinen Goran’ın anesinin İtalyan ve Fransız kökleri taşıdığını, babasının da Kafkas göçmeni olduğunu belirtiyor.Ailesinin de kendisi gibi göçebe bir hayat sürdüğünü belirten Goran “Ben bir at arabasında doğmuşum. Benim için vatan millet gibi kavramların önemi yok. Ben yıllardır ülkeleri dolaşıyorum. En uzun süre de Türkiye’de kaldım” dedi. Atatürk döneminde deveciliğe çok önem verildiğini ve o yıllarda devenin ve devecinin de çok olduğunu ifade eden Goran, sıkı bir Atatürk hayranı olduğunu belirtiyor. Mustafa Kemal’in ileri görüşlüğünü ve devrimciliğini çok iyi araştırdığını ve 11 yıl boyunca kaldığı Türkiye’de de çok kişiden dinlediğini anlatan Goran, “Ne mutlu Türk’üm diyene” diyerek TC vatandaşı olmak istediğini belirtiyor. Goran Türk vatandaşı olması durumunda devesine eş bulacağını ve doğacak yavrular ile develerini çocukların rehabilitasyonu için maddi bir beklentisi olmadan karşılamayı düşündüğünü kaydetti. Edirne’nin develer için önemli bir yeri ve önemi olduğunu bildiğini aktaran Goran “Edirne’de Osmanlı zamanından kalma deveci han var.Bu ne demek oluyor.Demek ki Edirne’de develer ve kervanlar varmış.Daha düne kadar Edirne’de deve güreşleri varmış ve yetiştiriciliği yapılıyormuş.Ama bugün yok.Benim niyetim develeri güreştirmek değil.Onları rehabilitasyon’da kullanmak ve çocukların ilgisine sunmak”dedi. Öte yandan hayvanların açlığının kendisinden daha önemli olduğunu belirten Goran’ın yardımına Edirne CHP İl Genel Meclis Üyesi Erdal Akgün koştu.Akgün getirdiği yem ve saman balyalarını Goran’ın hayvanlarına vererek kaldığı süre içindeki ihtiyaçlarını karşılayacağını belirtti.       2001 yılında ailesi ve yanında bulunan hayvanları ile birlikte yaya olarak yola çıkan ve 11 yıldan buyana gezgin olarak Türkiye başta olmak üzere çok sayıda arap ülkesi ve Asya ülkesini gezmiş. İyi derecede bildiği Türkçesi ile dikkat çeken ve adeta bir Türk gibi davranan 53 yaşındaki Goran, Türkçenin yanı sıra İngilizce, Felemenkçe, İtalyanca, Fransızca ve İspanyolca biliyor. 2 deve, 2 keçi, 1 eşek, 3 köpek ve 5 tavuğuyla Türkiye’ye gelen Avrupalı Gezgin Orlando Goran’ın ise en büyük isteği Türk vatandaşı olamak. Sıkı bir Atatürk hayranı olduğu yaptığı konuşmalarından belli olan Goran Yurtta barış Dünyada barış sloganı ile yollara düştüğünü ve hayvan hakları ile insan hakları konularına dikkat çekmek için hayatını bir göçebe gibi idame ettiren Goran, ‘Gill’ isimli devesine de köşe bucak eş arıyor. Kapıkule yolu üzerinde bulunan bir tesiste yurt dışına çıkamadığı için bekleyen ve çetin kış şartlarını hayvanlar ile birlikte buradaki tesisten kalarak geçiren Goran soğuklarla zor mücadele ettiğini ancak her şeye rağmen geçici süre ile mesken tuttuğu tesisin kullanılmayan bölümünde kalarak 2.5 ayını Edirne’de geçirdiğini söyledi. Bulgar makamlarının kendisine ülkelerine giriş izni vermediği için Türkiye’de beklemek zorunda kaldığını belirten Goran, hayvanlarının hastalık taşıdığı endişesi ile Bulgaristan’a girişine izin verilmediğini belirterek sorunu aşmaya çalıştığını ve bu konuda Türk makamlarından yardım istediğini ifade etti.Bulgaristan’ın başkenti Sofya’da deve olduğu bildiğini ve tek derdinin şu an için dişi olan Gill isimli deveye eş bulmak olduğunu söyleyen Goran  “2001 yılında Türkiye’ye geldiğimde iki devem vardı ve eşlerdi.Ancak erkek olan devem yaşlı olduğu için eklem ağrılarından dolayı acı çekerek Ağrı’da öldü.O günden bugüne Gill isimli dişi devem yalnız ve mevsimi olduğu için çok kızışmış durumda.Bir an önce eş bulmak durumundayım”dedi. Bugüne kadar 38 ülke dolaşan Goran, kendisini ‘Dünya vatandaşı’ olarak tanımlıyor ve nereden geldiğini söylemiyor.İsveç vatandaşı olduğu bilinen Goran’ın anesinin İtalyan ve Fransız kökleri taşıdığını, babasının da Kafkas göçmeni olduğunu belirtiyor.Ailesinin de kendisi gibi göçebe bir hayat sürdüğünü belirten Goran “Ben bir at arabasında doğmuşum. Benim için vatan millet gibi kavramların önemi yok. Ben yıllardır ülkeleri dolaşıyorum. En uzun süre de Türkiye’de kaldım” dedi. Atatürk döneminde deveciliğe çok önem verildiğini ve o yıllarda devenin ve devecinin de çok olduğunu ifade eden Goran, sıkı bir Atatürk hayranı olduğunu belirtiyor. Mustafa Kemal’in ileri görüşlüğünü ve devrimciliğini çok iyi araştırdığını ve 11 yıl boyunca kaldığı Türkiye’de de çok kişiden dinlediğini anlatan Goran, “Ne mutlu Türk’üm diyene” diyerek TC vatandaşı olmak istediğini belirtiyor. Öte yandan hayvanların açlığının kendisinden daha önemli olduğunu belirten Goran’ın yardımına Edirne CHP İl Genel Meclis Üyesi Erdal Akgün koştu.Akgün getirdiği yem ve saman balyalarını Goran’ın hayvanlarına vererek kaldığı süre içindeki ihtiyaçlarını karşılayacağını belirtti.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
banner30