banner78

Nasıl Çağdaşlık Bu!
Yeri geldiğinde Edirne, modern ve çağdaş bir kent diye övünüyoruz, gururlanıyoruz hatta çokta seviniyoruz. Bence çağdaşlık sadece halkın verdiği oyla, yaşam biçimiyle ölçülmemeli. Alt ve üst yapı sorunlarının çözülmesi bence çağdaşlığın ve modernliğin en önemli kanıtı olmalı. Gerçi bazı yöneticilerimiz hemde birkaç sene önce, yerel ve ulusal basına, tüm sorunlarımızın çözülüp bitirildiğini söylemişti. Keşke böyle olsaydı da bende kendisini haklı bulabilseydim. Şimdi size halkın en temel ihtiyaçlarından bazılarını sıralayacağım ve siz nerede, nasıl bir şehirde yaşadığımıza karar vereceksiniz.******Her şiddetli yağmur yağdığında, yolların göl olması, bodrum katlarını kanalizasyon atıklarının basması ve bok içinde kalan epeyce binanın varlığı nasıl bir çağdaşlıktır.*** Koca kentin çöplerinin gelişigüzel bir yere dökülmesi, dumanının yöre halkının sağlığına zarar vermesi, atıklarının nehirlerimize zehir ve pislik akıtması, diğer illerde olduğu gibi sağlıklı bir çöp toplama alanının yaratılamaması, nasıl bir çağdaşlıktır.*** Zamanında birilerine kıyak yapmak amaçlı düşünülen ancak şimdi altından kalkılmayacak kadar büyük sorun haline gelen, tekelleşmiş bir toplu taşıma sisteminin oluşması ve her gün halkın mağdur edilmesi nasıl bir çağdaşlıktır.***Çoğunda irili ufaklı çukurların oluştuğu yollarımızdaki, araç trafiği kargaşasının özellikle sabah ve akşam saatlerinde had safhaya ulaşması ve hala çözülememesi nasıl bir çağdaşlıktır.***Yıllardır şehir merkezinde yerli yabancı insanların araçlarını park edecek yer bulamamaları, 1 adet katlı otopark yapılamaması, tersine vatandaşın evinin önünün bile birilerine kiraya verilerek park ilan edilmesi, bazı cadde ve sokaklarda korsan otoparkçıların peydahlanması, vatandaştan yasal  olmayan ücret alması ve hiçbir kolluk kuvvetinin buna önlem almaması, nasıl bir çağdaşlıktır.***Konut ihtiyacı olmamasına rağmen, kıymetli tarım arazilerinin hem de bu konuda uzman hiç bir sivil toplum kuruluşunun görüşü alınmadan, imara açılması nasıl bir çağdaşlıktır.***İç ve dış turizm geliri açısından, tarihi ve kültürel dokunun en iyi şekilde korunması gerekirken, çok katlı binalara izin verilmesi ve binlerce yahudi mezarının talan edilerek üstüne rant amaçlı bir yapının dikilmesi, nasıl bir çağdaşlıktır.***Tarihi özellikleri olan ve toplumun ihtiyaçlarını önemli ölçüde karşılayan köprülerden bazılarının onarılmalarının yıllarca sürmesi, bazılarının ise ışıklandırılarak aydınlatılamaması, nasıl bir çağdaşlıktır.***Çok övünülen Saraçlar caddesi ve  etrafındaki yeni düzenlemenin ardından, bazı işletmelerin masa ve sandalyelerini diledikleri gibi yollara çıkarması ve çirkin görüntülerin oluşması, nasıl bir çağdaşlıktır.***Seçimle işbaşına gelen kent yöneticisinin, bırakın başka örgüt ve kuruluşları kendi meclisine bile danışmadan, başına buyruk kararlar alması ve yeri geldiğinde hemde böbürlenerek ben kimseye sormam diyebilmesi, nasıl bir çağdaşlıktır.****** Evet sayın okurlarım bunlar bilgisayarın başına oturduğumda birkaç dakika da aklıma gelen bazı örnekler. Göz okşayacak şekilde epeyce havuz, fıskiye, heykel, çiçek, refüj, kaldırım düzenlemesi yapılması  mı yoksa yukarıda saydığım birkaç ana sorun mu çağdaşlık ve modernlik ölçüsüdür? Bunu sizin değerlendirmenize ve kararınıza bırakıyorum.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.