banner75

Adam olun yazmasınlar!
  Zor bir mesleğin içinde olduğumuzu söyler dururuz.İşte bu mesleğin zorluğuna ilişkin olarakta yılda birde olsa hatırlanmak güzel bir duygu olsa gerek.Zor şartlar altında geçen günler,saatlerce hatta günlerce beklediğimiz haber,acısıyla atlısıyla geride bırakılan yıllar işte bunlar sadece gazeteci kimliğine bürünen insanlara has bir özellik.Edirne’de malum gazeteci sayısına baktığımız zaman azımsanmayacak kadar çok!Ancak aktif olarak baktığımızda bir elin hadi iki elin parmağı kadar az.Biz gece kör karanlıkta sıcacık yatağından kalkan,dondurucu soğukta,kavurucu sıcakta fotoğrafını,kamerasına görüntü çekmeye çalışan,elindeki kalemi ile not almaya çalışan,yağmur,çamur,kar,tipi demeden haberin kalbine inen üç,beş kişiyiz.Evet evet Edirne’de bu işi yapan üç beş kişiyiz.Bazıları gibi masa başında semirtip,SGK tablosunda sigortası ödenip adına gazeteci yakıştırması yapan, yada kendini patron sanan tiplerden değiliz.Evet biz üç beş kişiyiz.Biz gazeteciyiz.Dünde bizim günümüzdü.Bizi unutmayıp arayan kutlayan herkese sonsuz teşekkür ediyor minnet sunduğumuzu ifade etmek istiyorum.Aslına bakarsanız çalışan gazeteciler günü adından da anlaşılacağı gibi çalışan gazetecilere adanmış bir gün.Bizde adları gazeteci olan ama yatan tiplerde var.Onlara da yatan gazeteciler günü yapmak lazım.Çünkü akşam aramızda onlardan da vardı.Ama olsun biz dediğim gibi gazeteciyiz.Aramızda kırgınlık kırılganlık,farklı bakış ve görüşler olsada hepimiz aynı işi yapıyoruz.Doğru,tarafsız ve objektif haberi ulaştırmak ve kamuoyunu habersiz bırakmamak adına bocalıyoruz.Kimimiz ağır şartlarda kimimiz hafif şartlarda bu işi yapıyoruz ama arada harcanıyoruz. Dün gece bizlere böyle bir geceyi düzenleyen Borsa başkanı Mustafa Yardımcı başta olmak üzere Edirne Gazeteciler derneği başkanı Derya Sarılarlı ve diğer duayenlere teşekkür ediyorum.Birlik ve beraberlik mesajlarının verildiği gecede bizlerin sorunlarını en iyi bilen ağabeyimiz Mustafa Suiçmez’in yaptığı konuşmaya değinmeden geçemeyeceğim.Sorunlarımızı anlattı,yazsalar bir dert yazmasalar bir dert dedi ve benim yukarıda sıraladığım gazeteci kriterlerinin altını koyu kalemle çizerek anlattı. “Peki bu adamlar onu yazma bunu yazma denildiği taktirde ne yazacak!Gazeteci yanlışı yazmak zorunda.Neden çünkü yanlışı düzeltmemiz adına kamuoyu yetkisi ile görevini yapıyor.Adam olunda yazmasınlar”dedi ve son noktayı koydu.Zaten Suiçmez son noktayı bu aralar baya iyi koyuyor. “Adam olunda yazmasınlar”.Doğru söze ne hacet.Zaten gecede en iyi vurguda bu bağlamda yapıldı.Çok sayıda Sivil Toplum kuruluşu temsilcisi de varken bu söz cuk diye oturdu. Biz durduk yere kimseyi yazmıyoruz.Kimseye durduk yere eleştiri yapmıyoruz.Kimseyi durup dururken haber maksatlı kaleme almıyoruz.Biz sadece ve sadece işimizi yapıyoruz.Yani kıssadan hisse, adam olunda yazmasınlar!.......
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.