banner137
banner25

Dr.Altun “açık havada ilaçlamanın hiçbir etkisi yok!”
banner148

Edirne Tabip Odası Yönetim Kurulu Başkanı Dr.Gürcan Altun tam kapanmanın ardından yaşanan açılmanın doğru şekilde yapılmamasının emeklerin boşa çıkabileceği anlamını taşıyabileceğini ifade etti.

Edirne Tabip Odası’nda gazetecilerle bir araya gelen Dr.Altun, pandemi sürecinde başından bu yana söyledikleri tam kapanmanın yapıldığını ancak buna tam kapanma demenin söz konusu olmayacağını ifade etti.

Başından bu yana tam kapanma olması gerektiğini söylediklerini,ancak bu kapanmanın kendilerinin önerdiği gibi bir kapanma olmadığını söyleyen Dr.Altun “ bu tam kapanma bizim önerdiğimiz gibi olmasa da vaka sayılarında ciddi düşüşler gördük.Keşke bu en başında yapılmış olsaydı.Bunlar çok daha önceden yapılmış olsaydı daha iyi sonuçlar elde edilebilirdi”diyerek açılmanın kontrollü olması gerektiğini ve geçen sene yaşanan kontrolsüz açılma ile vaka sayılarının bir anda nerelere geldiğini hep birlikte gördüklerini kaydetti.

Tam kapanmanın ardından vaka sayılarındaki oranlamaya göre Dünya Sağlık Örgütünün bir açılma kriteri olduğunu belirten Dr.Altun “Dünya sağlık örgütünün açıkladığı bir veri var.Diyor ki; son bir hafta içerisinde yüz bin nüfusta 10 oranında görüldüğü takdirde, bu şu anlama geliyor.Günlük vaka sayısının bin 200’ün altına indirilmesi gerekiyor.Eğer biz günlük vaka sayısını bin 200’ün altına indirebilir ve bunu en az iki hafta süre ile sabit tutabilirsek,hastalığı kontrol altına almış gibi bir olasılığımız çıkacaktır”şeklinde konuştu.

Korona Virüs hastalığının aşılamayla hızının kesildiğini ve bulaş riskinin önüne geçildiğini söyleyen Altun “bunda en öneli şey aşılamadır.Aşı sayesinde hastalığın bulaş riskinin önüne geçmiş olabiliriz.Toplumsal bulaş değil, küme bulaşı dediğimiz hastalık bu şekilde seyredecek.Yani küçük gruplarda küçük salgınlar şeklinde seyredecek.Çünkü artık korona virüs hastalığının mevsimsel influenza, yani grip hastalığındaki gibi hayatımızın bir parçası olduğu bir gerçek”dedi.

Virüsün etkinliğini kaybetmeye başladığı ve bunda aşının yanında güneşin yani ultraviyole ışınlarının etkisi olduğunun da anlaşıldığı ve açık havada açılacak mekanlarda riskin azaldığını belirten Dr.Altun “açık havada sosyal mesafenin korunabildiği 1.5 metrelik mesafeler gibi, mesafelere dikkat edildiği takdirde,bulaş olasılığının yüzde 1 veya 2’lerde olduğu saptandı.Bu bir etken.Bir diğeri ise yazın gelmesi ile birlikte güneşin ve ultraviyole ışınlarının daha yoğunluğu ile birlikte virüsün etkinliği azalıyor.Bu ortaya kondu.Dolayısıyla bulaş olasılığı düşecek.Kapalı mekanlar hala risk!”dedi.

Hastalığın hafife alınmaması gerektiğini ve hastalığı şu aşamada ortadan kaldırma şansının olmadığını artık korona virüsün mevsimsel bir hastalık gibi olduğunu da hatırlatan Dr.Altun “hafife alınacak bir hastalık değil.Burada aşılama ile birlikte bağışık insan sayısını arttırarak hastalığı endemik hale getirmeye çalışılıyor.Hastalığı ortadan kaldırma şansımız yok.Eredikasyon dediğimiz hastalığı komple ortadan kaldıracak yaklaşımlar bugüne kadar sadece çiçek hastalığında söz konusu olabildi.Bu hastalık için öyle bir olasılık görülmüyor.Mevsimsel grip hastalığı gibi endemik hale gelecek.Endemikte kastettiğimiz ney?O bölgede görülen bir hastalık.İnsanlarda zaman zaman görülen bir hastalık haline gelecek”ifadelerini kullandı.

Pandeminin başından bu yana açık havada çok ciddi şekilde ilaçlama yapıldığını ve bunun hala devam ettiğini belirten Edirne Tabip Odası Yönetim Kurulu Başkanı Dr.Gürcan Altun açık havada yapılan ilaçlamanın hiçbir etkisinin olmadığını ve ekolojik dengeyi alt üst ettiğini kaydetti.Altun açıklamasında “açık havada yapılan dezenfektan,ilaçlamanın hiçbir etkisi,anlamı yok.Hastalık damlacık enfeksiyonu ile geçiyor.Dolayısıyla bu dezenfektanlarla ilaçlanıyor olması çevresel hasara yol açıyor,ekolojik dengeyi bozuyor.Bitkilere zarar veriyor,doğadaki canlılara zarar veriyor.Net.Bu ilaçlamada neler atılıyor bilmiyoruz.Hidrojen peroksit gibi biraz daha masum olanlarıysa hani su ve oksijene dönüşüyor çünkü.Ama onun haricinde daha çok sodyum hipoklorit kullanılıyor.Yani çamaşır suyunun sulandırılmış hali.Hiç bir anlamı yok.Evet kapalı mekanların ilaçlanması belli ölçülerde kabul edilebilir,orada da zaten hani damlacık yoluyla geçen bir virüsün yüzeye teması varsa,hani hastalık süreci ilk başladığında yok efendim metal yüzeyde şu kadar kalıyor ahşapta bu kadar kalıyor dendi.Onların çok öneminin olmadığı ortaya çıktı sonrasında bilimsel olarak.Dolayısıyla çevresel ilaçlama yapmanın hiçbir mantığı yok.Boşa insan iç gücü ve ekonomik kayıp olduğunu düşünüyorum”dedi.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
banner30