banner137
banner12

Tam 3 yıl oldu ilk kazmanın vurulalı. “Ayranımız yokken içmeye tahtırevanla gitmiştik gezmeye” misaliydi bizimki. İller bankası kredisi, borçlanma derken 3 yıl geçti. Kentin dört bir yanında yarım yamalak işlerle başladığımız ve kenti harabeye dönüştürdüğümüz alt yapıda gelinen daha doğrusu gelinemeyen nokta ortada.

Vatandaşların evlerinin önü kazılmış, koca koca taşlarla dolgu yapılmış, çukurlar bele kadar olmuş, toz-toprak vatandaşın günlük yaşamına girmiş ve halk neredeyse isyan bayrağını açmıştı. Derken belli yerlere asfalt atılmaya başlanmış ama onda da ele yüze bulaştırılmıştı. Yaşanan yol çökmeleri yapılan işin kalitesini gözler önüne seriyordu. Yarım bırakılan işlerden dolayı yüklenici firma sorumlu tutulmuyor, “İller Bankası krediyi durdurdu”, “birileri buna müdahale etti” bahanelerinin arkasına sığınılıyordu. Haklı olduğu noktalarda bile sayın başkan haksız durumuna düşüyordu. Ortada kötü bir imalat ve sonrasında getirdiği sıkıntılar vardı ve vatandaş bahaneleri değil, icraatı görmek istiyordu. Şehrin daha henüz asfaltla tanışmamış sokakları ve caddeleri varken yeni yerleşimde 3 hatta 4 defa asfalt atılan sokaklar vardı. Oy kaygısı hiçbir şeye benzemiyor, seçimlerde kenar mahallelerden oy alınamadığı gerekçesi ile adeta ötekileştirilen kesim belediye hizmetlerinden de yeterince nasibini alamıyordu.

Dün akşam bastıran sağanak yağış, kentte tüm cadde ve sokakları göle döndürdü. Alt yapının geçtiği caddeler bile bele kadar su içindeydi. “Alt yapı yaptım” diye övünen sayın başkanın projeyi tamamlamadığı için terfi istasyonuna bağlantılarının olmadığını bilmiyorsa hatırlatmak isterim.

Bir cadde veya sokak tamamlanmadan bir başka sokak veya cadde üzerinde işe koyulmanın akla mantığa sığmadığını vatandaş sokakta, kahvede konuşup duruyor. Ya vatandaş bu işi bilmiyor yada işi yapanlar çok biliyor.

Defalarca kazılan sokaklardan vatandaş artık bıktı. Sayın Başkan alt yapı çalışmalarına ilk kazmayı vurduğu günün üzerinden tam bin gün, yani 3 yıl geçti ve o gün sayın başkan “Bizim çektiğimiz sıkıntıları 3 yıl sonra çocuklarımız çekmeyecek!” 3 yıl geldi geçti. Bırakın çocukları, torunları bile bu sıkıntıyı çekmek üzere…

Elbette bittiğinde farkı göreceğiz. Amma beraberinde yaratacağı kusurları da bu hatalı imalatlar nedeniyle hep beraber yaşayacağız…

Belediye Başkanı Recep Gürkan’ın, altyapı çalışmaları kapsamında 385 km’lik içme suyu şebekesinin yüzde 42’sinin, 107 km’lik kanalizasyon hattının yüzde 93,5’inin ve 41 km’lik yağmursuyu hattının yüzde 43 lük bölümünün tamamlandığını ve bu işler için 173 milyon TL geldiğini notlarım arasında buldum. Yani kıssadan hisse yüzde 50 seviyelerindeyiz. Eğer yüzde 50’de biz bunları yaşıyorsak yüzde 100 olana kadar neler yaşayacağımızı düşünmek bile istemiyorum.

Kazılan alanların gelişi güzel doldurulması ve muhtemelen teknik şartnamede belirtilen kriterlere göre yapılmadığı iddiaları korkarım ki doğru gibi. Yolların çökmesi, hatların sürekli olarak aynı yerlerden arıza göstermesi, bunun en somut örneği. Vatandaş kazılan yerin elbette hemen asfaltlanmasını istiyor. Ama bu mümkün değil! Zeminin oturuşması, sıkışması gerekiyor. Lakin siz uygun malzemeyi uygun şekilde kullanırsanız bu süre aylar değil, günleri kapsar ve maksimum on gün içinde adam gibi asfaltını bile atar vatandaş mağduriyetini ortadan kaldırırsınız. Kimseyi toza, çamura, çukura mahkum etmezsiniz.

Hatların döşenmesi sırasında yapılan hataları irdelemeye gerek yok. Her şey ortada. Alınan hatalı kodlar işin ehli kişiler tarafından bizlere sürekli aktarılıyor. Sadık Ahmet Caddesi buna en yakın örnek….

Ha bu arada Koca Sinan mahallesi gibi bazı mahallelerde kanalizasyon bağlantılarının kod farkları yada hatalarının vatandaşa ödetilmesi başlı başına bir komedi. Senin hatanı vatandaş neden çekiyor anlamıyorum! Birçok konutun kanalizasyon bağlantısı düşük seviyede kaldığı için ya motopompla ana hatta bağlatacak yada parselinden alacağı hattı ana hatta taşıyacak. Bunun da rakamsal değerleri ortalama 3 bin ila 30 bin liraya kadar değişiyor ve bunu vatandaş ödemek zorunda bırakılıyor. “Sen alt yapı yapacaksan vatandaşı ekonomik yönden mağdur etmeyecek, yük bindirmeyeceksin.”

Yaşanan bu sorunları yani vatandaşın oradaki isyanını kimse gündeme taşımadığı için pek duyulmuyor. Lakin biz burada ifade edelim istedim.

Şehir yönetmek ekip işi ile olur. Anladığım kadarı ile ekip mekip hak getire. Sayın başkanın makam aracından veya oturduğu makamından şehri pek gördüğü, yanındakilerin de zaten pek aktardığı söylenemez. Bu yüzden şehir çıraklık döneminde umut doluydu ancak ustalık döneminde umudunu da yitirmiş oldu.

Alt yapının yapımı sırasında eğer ki siz yol kenarlarında o pis moloz yığınlarını, toprak atıklarını, kilit taşları bırakmasanız ve çalışma sırasında zarar verdiğiniz kaldırımları o an yasanız belki bu kadar eleştir almayacaksınız. Hoş gerçi eleştiriden de ders çıkarmıyor, aksine demokrasiden bahseden başkan eleştiriyoruz diye basın özgürlüğümüzü kısıtlamaya kalkıyor,ekmeğimizle oynuyor, basın özgürlüğünden bahseden Genel Başkan Kılıçdaroğlu’da dahil konuyu ilettiğimiz Genel Başkan yardımcıları da kapı duvar oluyorlardı. Yani al birini vur ötekine….Eleştirmeyecek yalakalık yapacaksın, yağdanlık olacaksın ki kıymete binesin. Ama bizde bu yok sayın başkan!

9 Ağustos’ta gelecek olan sayın Genel Başkan’a ana caddeleri değil, elinize yüzünüze bulaştırdığınız yerleri bir gösterin de bakalım o zaman size ne diyecek?

Neyse uzun lafın kısası; biz alt yapıda bizleri geçtik, çocuklarımızı da geçtik de, onların torunları bari sıkıntı çekmesin derdindeyiz.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.