banner78
banner15
banner81

Ters lale yok olmak üzere!
[gallery link="file" columns="2" orderby="rand"] Mimar Sinan’ın ustalık eserim diye nitelendirdiği eşsiz eser Selimiye Camindeki ters lale motifi yok olma tehlikesi ile karşı karşıya.Rivayete göre Mimar Sinan’ın Selimiye caminin yapacağı sırada arsa arayışına giriştiği kentin en yüksek noktasında bir arsa bulduğu ve arsayı satın almak istediklerinde üzerinde lale bahçesi bulunan arsanın sahibin inatçılığı ile karşılaşan Sinan’ın kadını hatırlamak ve sembolize etmek adına lal motifini ters bir biçimde cami ortasında bulunan şadırvanın mermer kaidelerinin üzerine nakşettirdiği bilinir. 1569-1575 yılları arasında yaptırılan Selimiye caminin iç kısmında ortada bulunan şadırvanın mermer kaidesinin üzerine yapılan kabartma ters lale motifi yok olma tehlikesi le karşı karşıya.gelen ziyaretçilere anlatılan rivayetleri ile de dikkat çeken Selimiye caminin en ilginç hikayesinin yer aldığı ters lale motifi gelen ziyaretçilerin ellemesinden dolayı yok olma tehlikesi ile karşı karşıya.Son yıllarda sayıları ciddi artış gösteren yerli ve yabancı turistlerin en uğrak noktası olan şadırvan altındaki ters lale motifi anlatımlar sonrasında görenlerin ilgisini çekmeye devam ediyor.İnatçılığı sembol ettiği için mermer kaide üzerine ters bir şekilde kazınan lale motifi her gün binlerce insanın el sürtmesinden dolayı aşınmaya maruz kalarak neredeyse artık gözle dahi zor seçilmeye başlandı.Bu sebepten dolayı insanların ellerini fazla sürtmesine de sebep olan lale motifi artık adeta mermer kabartmasından yoksun bir şekilde gelen konukların karşısına çıkıyor.Konu hakkında bilgi veren ve Selimiye caminde 41 yıl müezzinlik ve imamlık yapan emekli imam Nadi Ersoy ters lale motifinin artık yok olmaya başladığını ve bu şekilde devam edecek ziyaretçi trafiğinden dolayı ileriki yıllarda önlem alınmasa tamamen kaybolacağını öne sürdü.Ersoy lale hakkında verdiği bilgide de rivayetin gerçeği yansıtmadığı ancak anlatılan rivayetlere göre sonradan yapıldığı tarih kaynaklarında yer alan şadırvanı yapan ustanın mermer sütunun üzerine işlediği ve bu sütunları taşıyan şadırvanında 20 yüzyıl başlarında yapıldığını belirtti.Ersoy “günümüze kadar gelen bilimsel  kaynakların hiç birinde ters lale hikayesi ve yapımı yer almamaktadır.Ancak sonraki kaynaklarda yer almaktadır.Buda cami yapımında bu motifin buraya yapılmadığını sonradan yapıldığını açıkça göstermektedir”dedi.İşlenen motifin 41 yıl önce daha belirgin olduğunu aktaran emekli imam Ersoy “biz ilk göreve başladığımızda buradaki kabatma motif çok belirgindi.Ancak son yıllarda artan ziyaretçi akını ve gelen her konuğu buna el sürmesi taşın aşınmasına neden oldu.Bu şekilde devam ederse yok olabilir”dedi. Camiyi bilen eskilerde aynı görüşü savunarak motifin yıllar önce belirgin olduğunu ve önlem alınmasını istediler.Camiyi ziyarete gelen çok sayıda yerli turist ise taşı elledikten sonra yüzlerine sürerek batıl bir inancıda göstermiş oluyorlar. Selimiye hakkında: Selimiye Camii eskiden kavak meydanı denilen yerdeki Yıldırım Beyazıt’ın saray arsası üzerine yapılmıştır.Camii Kanuni Sultan Süleyman’ın oğlu II.Sarı Selim Kıbrıs ganimetiyle Hassa Mimarı Koca Sinan’a 1569-1575 yılları arasında yaptırılmıştır. Yapımı 6 yıl süren caminin inşaatında dört yüz kalfa ve ondörtbin işçi çalışmıştır. Camii külliyesi ile beraber 22.022 m2 alanı kapsamaktadır. Camii dikdörtgen biçiminde olup 1620 m2 tutan iç kısmı bir kubbe ile örtülmüştür. Evliya Çelebi Camii için 27.760 kese akçe harcandığını yazmaktadır. Dışavlunun batı duvarı boyunca Selimiye Vakfiyesi ek olarak III.Murat tarafından kapalı bir çarşı yaptırılmıştır. Camii’nin içi takriben 6000 kişi almaktadır.Kubbesi Ayasofya kubbesinden 6 zira geniş 4 zira derindir. Külliyesinde 999 penceresi vardır. Çinileri orijinal ve kabartmadır. Şadırvan tarafındaki iki minaresi 3’er yolludur. Minberi tamamen mermer olup ve yan orta kısmı yekparelidir. Selimiye niçin Edirne’ye yapıldı: Kıbrıs adasını düşmandan alırsam Allah rızası için bir Camii yaptıracağım diyen II.Selim Kıbrıs’ı fethedince vaadini unutuyor. Fakat bir gece rüyasında Hz.Muhammed Efendimiz : “Ey Selim sözüne sadık ol vaadettiğin camiyi buraya yaptıracaksın” diye parmağıyla Edirne’yi gösteriyor.Bu sebepten Selimiye Camii Edirne’ye yapılıyor.   Kubbe : Kubbe yüksekliği Camii tabanından kilit taşına kadar 43.28 m. Kubbe çapının 31.30 m taban ile kilit taşı arasının 15.86 m olduğu Y.Mimar Sedat Çetintaş tarafından belirtilmiştir. Kubbe şeklindeki sekiz sütun üzerine 40 pencereli kubbe kasnağı bunun üstün nefis çinilerinden pirametik biçimde yapılmıştır.   Minber : Minberi 25 basamaklıdır. Minber 16. Asrın mermer işçiliğindendir. Yerli ve yabancı her göreni hayran bırakan bu eşsiz eser Mimar Sinan’ı dünyaya tanıtıp nasıl bir usta olduğunu öğrenmek için bu minber kafidir diyenler çoktur.   Mihrab : Cami’nin mihrabı duvar içine oyulmuş tamamen mermerdir. Mihrabın yan duvarlarını kaplayan mavi ,yeşil ,kırmızı ve beyaz rengarenk motiflerden meydana getirilen pek nefis çinilerin üst kısmında lacivert üzerine beyaz renkli ve iri yazılı olarak Amen er Resulü alt tarafa bölümler halinde yazılın Fatiha Suresidir. Böylece Mimar Sinan Mihrabı çok nefis motifli ve kabartma çiniler ile Amen er Resulü ve Fatiha Suresi ile süslenmiştir.   Manevi özellikleri: Cami’nin kubbesinin tek olması Allah’ın tek olduğunu kubbesinin geniş olması Hıristiyan mimarlara galip gelindiğini ,Caminin pencerelerinin 5 kademeli oluşu İslamın 5 şartını , Vaaz kürsülerinin 4 tane oluşu İslam’da 4 tane mezhebin hak olduğunu, Selimiye külliyesinin 32 tan kapısının olması İslamın 32 farzını ,arka minarelerde 6 yolun olması imanın 6 şartını , minarelerinde 12 şerefe olması camii yaptıran padişahın 12. padişah olduğunu sembol etmektedir.   Müezzin Mahfeli : Kubbenin altında 2 m. yüksekliğinde 12 mermer sütüna oturtulmuş müezzin mahfeli bulunmaktadır. Müezzin mahfelinin altında da mermer şadırvan vardır. Müezzin mahfelinin sol ön köşesindeki mermer sütün üzerinde kabartma bir lale motifi bulunmaktadır. Hakkında birkaç hikaye söylendi ise de Selimiye üzerinde XX. Yüzyıla kadar yazılmış eserlerde buna dair bir yazı bulunmadığını Dr.Rıfat Osman kaydetmiştir.   Hünkar Mahfeli : Caminin sol ön köşesinde 4 profil sütuna oturtulmuş Hünkar mahfeli vardır. Sütunlar 4 kemerle bağlanmıştır. Kemer araları ve duvarları yine zamanın nefis çinileri ile kaplanmıştır. Hünkar mahfeli çinilerinden bir kısmı 1877-78 Rus İşgali sırasında General Skoplef tarafında söktürülmüştür. Moskova Müzesine gönderilmiş olup halen orada sergilenmektedir.   Minareler : Minarelerin her biri üçer şerefe olup harem tarafındaki minareler üç yolludur.Birinci yol,birinci şerefe ile üçüncü şerefeye;ikinci yol,ikinci şerefe ile üçüncü şerefeye;üçüncü yol ise doğrudan üçüncü şerefeye gider .Kıble yönündekiler birer yolludur. Minarelerin yüksekliği 84 m çapı 4 m üçüncü şerefeye kadar 250 basamaklıdır. Alem 2.5 metredir.   Ters Lale : Rivayete göre Camini arsası içinde bir lale bahçesi varmış ve bu bahçe sahibinden Camii için satın alınmak istendiğinde sahibi vermemek istemiş, sonunda razı geldiğinde bahçesinin devamlı sembolik edilmesi için bir lale motifinin yapılmasını istemiş.Mimar Sinan da lale motifini yapmış fakat ters olarak yapmış lale motifi burada bir lale bahçesinin olduğunu, ters yapılması ise sahibinin tersliğini temsil etmektedir.        
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
banner30