banner118
banner25

Su zammı ve mahkemeler!
İnsanların temiz, içilebilir ve kullanılabilir suyu edinebilmeleri en doğal haklarıdır. Bu söze kimsenin hayır diyeceğini zannetmiyorum. Hatta daha da ileri giderek "su yaşamdır satılamaz" diyenler de var. Ama dinleyen kim, tersine yada inadına yaparcasına, doğanın suyunu çok ucuza maledip, vatandaşa yüksek fiyata satmak fikri birilerini harekete geçirdi. Önceki aylar su faturasına 13-18 lira öderken, bu ay 45 liralık faturayı görünce gözlerim yerinden fırlayacaktı. Edirne Belediyesi su ücretlerine çaktırmadan % 120 civarında zam yaptı. Çaktırmadan diyorum çünkü 2011 yılında 10 ton suya farklı 10 tonu geçince 2 katı ücret alınıyordu. 2012 itibarı ile bu uygulama kaldırıldı ve ek olarak da %10 daha zam yapıldı. Peki ne oldu da bu kadar zam yapıldı. Hem de Belediye Başkanının sık sık Ankara'ya gidip, hükümet yetkilileri ile görüşüp, kente parasal kaynak sağladığını söylediği bir dönemde. Gerçekten merak ediyorum, enflasyonun %10 civarında seyrettiği bir zamanda nedir bunu anlamı. Bana göre tek açıklaması var, "ben bu kentte istediğimi yaparım kimse de karışamaz". Evet kendine göre haklılık payı da olabilir çünkü bu kentin insanları ne yapıldıysa boyun eğdi ve istenene uydu. Düşünsenize belediye asli görevi olan ulaşım işini yıllardır başkalarına yaptırıyor hem de bu başkalarının keyfine göre. Ağzını açıp "sen ne yapıyorsun" diyen yok. Halk suskun, sesi çıkmıyor, biraz konuşanlar ise muhalif ve belediye düşmanı ilan ediliyor, bir açıkları bulunup haklarında nasıl ceza keseriz araştırmasına girişiliyor. Basın mensuplarının bazılarının eşleri, bazılarının akrabaları belediye de çalışıyor. Gazetelerin bir bölümüne belediye tarafından matbaa ve reklam işleri veriliyor yada verdiriliyor. Bu nedenle halkın sorunlarını dile getirmesi gereken basın, başkanın istediklerini yazıyor, istemediklerini yazmıyor. Bir de işi daha ileri boyuta götüren gazeteci geçinen tipler var. Bunlar da kaptıkları kemiğin değer ve ederine göre her gün başkanın yalakalığını ve yağdanlığını yapıyorlar. Sessiz, tepkisiz ve sahipsiz bir kentte yaşayanlara her şey mübah mantığı ile vatandaş nasıl olsa yüklenen her ağırlığı kaldırıyor denilerek yine abalıya vuruluyor. Bakalım bu devran nereye kadar sürecek. Elbet gün gelecek ve halkın seçtiği kişilerin halka zulmü son bulacak. Ne zaman olacak derseniz, bir süre koyamıyor ama umut verebiliyorum. Teknoloji sayesinde sesler yükseliyor, sanal da olsa güç birlikleri oluşturuluyor. Edirne Halk Meclisi grubu da bunlardan birisi ve Edirne'nin geleceği açısından çok önemli işlere imza atıyor. Son günlerde Belediye Başkanının kabusu olan grup, daha önce ulaşım, doğalgaz, çöplük ve kanalizasyon atıkları konularında ses getirmişti. Şimdi de su zammınını protesto ediyor ve zammın geri çekilmesini istiyor. Bunun için Belediye Meclis Üyelerine tek tek mektup göndererek duyarlı olmaya çağırıyor. 01.02.2012 çarşamba günü ise meclis toplantısı öncesi Edirne Halkını da davet ederek, saat 13.30 da Belediye önünde basın açıklaması yapacağını, açıklama sonrası da katılanlarla beraber meclis toplantısını izleyeceklerini belirtiyor. Edirne halkının, sorunlarını dile getiren ve sesleri olmaya çalışanları desteklemesi ve güç vermesi gerektiğine inanıyorum. Ayrıca binlerce aboneden milyonlarca liralık ek kaynağın nerede ve nasıl kullanılacağının da açıklanmasını bekliyorum. Bu arada yanlışlığını bu satırlarda defalarca dile getirdiğim kent içi ulaşım konusu ile ilgili, idare mahkemesi yürütmeyi durdurma kararı verdi. 20.09.2011 tarihinde ve olağanüstü şekilde toplanan Edirne Belediye Meclisinde, Başkanın ısrarları sonucu alınan karar, Belediye Meclis Üyesi Arif Kuday ve Kent Konseyi Yürütme Kurulu tarafından iptal ve yürütmenin durdurulması talebi ile mahkemeye taşınmıştı. Mahkeme, Edirne Halkının çıkarları doğrultusunda yürütmeyi durdurdu. Hayırlı olsun, emeği geçenlere de çok teşekkürler. Belediye bundan bir kaç gün önce de çok önemli bir dava kaybetmişti. Daha önce Belediyeye 5 TL milyon vererek ulaşım sistemine dahil edilen ancak belirli bir süre sonra anlamsız bir şekilde devre dışı bırakılarak, yeni uygulamaya girebilmeleri için Belediye tarafından Serhad Birliğe para vermeye zorlanan minibüs sahipleri, haklı olarak eski verdikleri parayı geri istemişlerdi. Belediyeden aldıkları olumsuz yanıt sonrası mahkemeye baş vurarak paralarını talep edenler, hem de %40 inkar tazminatı ile davayı kazandılar. Çok bildiği ve kimseyi dinlemediği iddia edilen Belediye Başkanı, bir haftada 2 dava birden kaybetti. Ne olacak şimdi? Kaos olan ulaşım nasıl çözülecek? Kim ödeyecek bu tazminatları? Ah Başkan ah, biraz dinleseydin bizi bu hallere düşmeyecektin.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
banner30