banner78

Seçim mi? Geçim mi?
Seçimlere 45 gün var ve hala piyasada seçim heyecanı yok. Hiç anlamış değilim bu seçimi. Adayların ortalıkta cirit attığını görüyorum ama seçim var mı yok mu hiç anlamıyorum. Adaylıklarını çantada keklik gören adayların bol olduğu bir seçim arifesinde olduğumuz için seçim havası yok gibi. Önceleri ortalık şen şakrak olur, adaylar boy gösterir ve seçim havasında olduğumuzu böylelikle anladık. Allah’tan CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu geldi de seçim havasını azda olsa hissettik. Azda diyorum, çünkü düzenlenen mitingde bile o heyecanı göremedim. Ruhsuz bir mitingdi. Belki bazı CHP liler alınacak ama inanın böyleydi. Önceleri Selimiye meydanını hatırlıyorum da ney di o günler be! Genel Başkan otobüsün üzerine çıkacakta, insanlar alkışlamayacak, slogan atmayacak. Kulaklarımız çınlar konuştuğumuzu duyamazdık. Ama insanların zaman içinde siyasete ve siyasetçilere güveninin kalmadığını açıkça gördüm. Düşünsenize CHP nin Genel Başkanı gelecek ve Selimiye meydanı inlemeyecek! Kılıçdaroğlu bile bu meydanı inletemediyse gerisi yalan. Edirne solun kalesi diyoruz ama nafile. Kale çökmüş, içeriden fethedilmiş gibi. Daha şimdiden gözümü 11 Mayısa diktim. AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayip Erdoğan’ın geleceği günü iple çekiyorum. Belki bir kıstas olmayabilir ama meydandaki kalabalık görüntü bir nevi de olsa sandığın resmi niteliğindedir. Gerçi görünen köy kılavuz istemez yada görüntü var ses yok, veya görselliğe yada güzelliğe aldanma denebilir. Bu durumda. Ama konuşulanlara da bakarsak CHP nin mitingi ne yalan söyleyeyim beklediğim gibi olmadı. Ruh yok, coşku yok, şevk yok, söylem yok, laf çok ama icraat yok! Kılıçdaroğlu’nu görüntüleyeceğiz diye kendimizi kırdık ama nafile. Kılıçdaroğlu’nun geliş ve gidişini birazda olsun halka sorduk. Bir çok kişi “bana ne” dedi. Evet bu bana neler yüzünden ülke bugün ki haline geldi. Bugün geldiğimiz duruma eğer sitem ediyorsak o zaman sandığa sahip çıkacağız. Ama ülke geneli halinden memnun. Sandık mandık hak getire. Millet cebine sahip çıkmaya çalışıyor ve seçim değil geçim demeye çalışıyor. Şimdi Başbakanın açıkladığı şu çılgın projeye bakalım! Neymiş o yeni bir yarım ada yaratacak ve İstanbul’u yeni baştan yaratacakmış! Bana ne! İstanbulludan buna ne. İstanbullu bile bu olaya sıcak bakmadı. Bunun İstanbulluya getirisi ne? Sanki Başbakan sadece İstanbula oynuyor. Siz burada ki Meriç nehrini bile parayı AB vermesine rağmen temizleyemediniz, birilerine rant yarattınız, bunu nasıl yapacaksınız? Siz İstanbul Belediye başkanlığına değil Türkiye'nin Başbakanlığına talipsiniz. Projeniz neden sadece İstanbul'u kapsıyor? Türkiye ye verecek br şey yok mu? Bunun benim cebime getirisi ne? Genel seçime girerken hala İstanbul Büyük şehir belediye başkanı mantığı ile hareket etmesini anlamıyorum sayın Başbakanın. Şimdi de AK partililer bana kızacak! Ama; yalan mı! Yakında İstanbul’u bekleyen büyük bir deprem var deniyor. Taş taş üzerinde kalmayacak deniliyor.Hoş gerçi bunada inanmıyorum ama buda bir taktik olabilir. İstanbul’un artan nüfusuna ve aldığı göçe dur demek adına yapılan bir oyunda olabilir bu. Peki eğer ya öyle değilse. İşte o zaman olası bir deprem ve sonrası gerçekleşecek bir tusunami de açıldığını var saydığımız ve Karadeniz ile Marmara denizini birbirine bağlayan ikinci boğaz ile İstanbul sular altında kalmaz mı? Yedi tepeli İstanbul olur mu birden dip tepe. Aman Allah’ım düşünmek bile istemem. Ama bizim Başbakan bunu düşünmüyor. Yahu kalkında ülkenin haline bakın. Dış borç almış başını gidiyor. Cari açık kabak çiçeği gibi açıldı. Herkes bankaların kıskacında. Çiftçi zor durumda, üretim yok, tarım hayvancılık bitmek üzere. Asıl kalkın bunlara çare bulun. 550 beyin bu ülkeyi yönetemiyorsa o zaman bu beyinlere değil, kendi beyinlerimize bakalım. Biz kimlere nasıl oy vermişiz. Bence bu ülkenin bu hale gelmesinin faturası bu ülkenin Başbakanı yada muhalefet liderine çıkarılmamalı. Bizim gibilere çıkarılmalı. Seçen biz seçilen onlar. O zaman sorun bizde. İşte bütün kabahat bizim. Evet daha şimdiden eleştiriler başladı İstanbul’a ikinci boğaz için. Bu birazda bizim Sedef kule hikayesi gibi. Olmayacak duaya amin. Ama olur böyle şeyler, olmadı uymadı dersin seçim vaadiydi dersin ve çekersin. Nasılsa kanacak adam çok.10 milyar dolarlık bir iş bu. Rantı çok büyük. Beton, hafriyat, demir ve işçilik maliyeti yaklaşık 10 milyar dolar. Vay anam vay. Paraya bak. Ranta bak, yandaşlara bak. Eee ne demişler bal tutan parmağını yalar.Bu kadar büyük işte züğürdün çenesini yorar.Haydi kalın sağlıcakla….Biz bakalım geçim derdimize.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.