banner118
banner25

Mekan aldatıyor be abim!...
Her ne kadar Dünya’nın ikinci, Avrupa’nın ise en büyük kara sınır kapısı deseler de kapıkule için beyinler değişmedikçe; bence Kapıkule küçük beyinlilerin gümrük kapısı olmaya devam edecektir. Kim bilir belkide defalarca konu olmuştur haberlerimize, yazılarımıza Kapıkule. Olmaya da devam edecektir.Değişmeyecek, değiştirilemeyecek.Elle tutulur birkaç kişi Kapıkule’nin aydın,insancıl yüzü olsada birkaç kendini bilmez çalışanı Kapıkule’nin adını karalamaya yetecek artacaktır diye düşünüyorum. Kalabalık ortamlardaki konuşmalarımda her zaman söylemişimdir, gümrük sahası içinde polis olmaz diye!Bunda galiba her geçen gün haklılığım ortaya çıkıyor. 3 Şubat Cuma! Saat 20:00 Kapıkule gümrük kapısı polis peronları önündeyim.Tam hatırlamıyorum ama Türkiye’den çıkışta 10 adet polis peronu var diye biliyorum.Standart işleyen perona doğru yanaşacağım ama peronlar bomboş.Yani kısacası bir Allahın kulu yok.Aracımdan inip birilerinin olup olmadığına bakacaktım ki; 3 adet polis memuru arkadaş birisi bayan ikisi erkek arkalarını dönmüş yürüyorlar. -“Bakarmısınız” dedim ve dönüp baktılar. - “Görevli yok mu?”dediğimde ise aldığım cevap “bekleyin arkadaşlar gelecek”oldu. - “Anlamadım.Şu an gümrük çalışmıyor mu?”dediğimde ise içlerinden biri şu an nöbet değişimi bekleyin.Aceleniz mi var?”dediğinde kendilerine “bu uygulama yeni mi?”diyerek “yapmayın burası Kapıkule.Eğer ben yanlış biliyorsam düzeltin.Ama yok işleyiş böyle ise ben sizden özür dilerim.Beklerim sorun yok!” dediğimde içlerinden adam gibi adam olduğu konuşmalarından belli olan bir memur “özür dilerim.Haklısınız.Ben işleminizi yapacağım” demesine rağmen yanındaki toy memurlar “ki toy diyorum daha ağızlarındaki süt kokusunu alabiliyordum” bana “hemşerim, yok ya”falan filan laflar ederek saygısızlığı hat safhaya getirecek kelimeler kullandılar. Bende kendilerinden tekrar özür dileyerek “kusura bakmayın benim sizle konuşacak bir şeyim yok ben beklerim”diyerek perona doğru geri döndüm.Arkamdan kim olduğumu söylemememe rağmen “ ne olur beni şarka göndertin” diyen o bayan memurun sesini hala unutmuyorum. İşte o sırada adam gibi adam dediğim ve kıdemli olduğu, yıllarını memuriyetine verdiği, her şeyden önce yaptığı mesleğe, sonrada aldığı paraya, insana saygısı olan adının Ufuk olduğunu öğrendiğim memurun işlem yapmak için bilgisayarı açtığını ve pasaportumu istediğini gördüm. İşte yakışanı buydu.Bana adeta insanlık dersi veren ve işinin gereğini yapan bu memur bence oradaki polislerin yüz akı olması gereken bir memur. Buradan sayın Cemil Ceylan’a aynen bunu iletiyorum! Anlayamadığım konu; yıllardır yurt dışına çıkarım ilk defa böyle bir nöbet değişimi hikayesini görüyorum.Hele yine memurların ukalalığı akıllara durgunluk verecek cinsten. Her şeyden önce yıllar önce Kapıkule’ye göreve gitmek için ayakları kıçlarına vuran memurlar artık orada görev yapmamak için kendilerini adeta disiplin cezası almaya kadar itiyor ve üstlerinden oradan alınması için türlü türlü hareketler yapıyorlar. Baksanıza pişmişliğe “ne olur beni şarka göndertin” demelerinde belli. Hey gidi Kapıkule! Neydi ne oldu.Eskisi gibi avanta ve lavanta pek dönmeyince, beş ayda bir av bir araba aldırtmayınca böyle oldu demek ki. Ama balık baştan kokar. Konu ile ilgili Kapıkule Emniyet Müdürünü aradığımda önce uykudan uyandırdım diye özür üstüne özür dileyip şikayetimi iletince özürlerimin karşılığı olan “yok canım önemli değil. Olur mu hiç”sözleri bir anda unutuldu, yarım ağızla da olsa “beni bunun için mi aradın” diyen bir ses tonunu hisseder olmuştum. Bu ve benzeri olaylara aslında çok nadir denk gelmiyoruz.Defalarca geliyoruz.Pasaporta küfür eder gibi müdür vuran mı istersin, artistlik yapan mı istersin.Hepsi var.Yani kısacası Kapıkule birileri için kabus.Peki bunu bize yapan elin yabancısına ne yapmaz? Neler yapmıyorlar ki ? Tır sürücüsü arkadaşlarım, Bulgaristan’da yaşayan arkadaşlarım, yurt dışında ikamet eden ve zaman içinde kartvizitimi verip “gördüğünüz bir olay yada aksaklık olunca ararsınız”dediğim çok sayıda vatandaş bizleri arayıp bilgiler veriyor. Sadece bunları alıp yazsam Kapıkule’de değişmeyen tek şeyin beyinler olduğunu anlarsınız. Yani it ürüyor kervan yürüyor….
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
banner30