banner78

Hayallerle değil gerçeklerle avunalım!
Son 20 yıla baktığımızda Edirne’de bir çok şeyin hayaller üzerine kurulduğunu açıkça görenlerden ve bunu yaşayanlardan biriyim. Cek, caklarla işlerin yürüdüğü Edirne’de bir Allahın kulunun elini taşın altına soktuğunu görmedim. Bunda hem siyasi, otorite hemde idari otoritenin payının olduğunu söyleyebilirim. Yaşadığımız kentin önemini ve değerini belki bizler içeride yaşadığımız için göremiyoruz ama, dışarıda yaşayanlar bunu çok iyi görüyorlar. Biz yıllarca Edirne’yi makyajlayarak satmaya çalıştık, yaptığımız uyduruk yollar, düzenlediğimiz çocuk parkları “ki onlarda yok artık” Allah Cengiz Varnatopun’dan razı olsun sayesinde Edirne park gördü ama onlara bile bakamadılar”. Yani hep makyaj, hep süs somut olarak karşımıza çıkarıldı. Bizde bunları bir b..k muş gibi alkışladık. Son aylarda ise muhteşem projelerle karşımıza çıkılmaya başlaması sadece hayal olması beni çileden çıkartıyor. Varsın hayaller gerçek olsun, ancak gerçeklerle de yüzleşme zamanı geldi geçiyor bile. Nerede avanta lavanta kokan işler var hep oradayız. Yok kule, yok prestij proje, yok bilmem ne. Yahu önce altımıza bir bakalım. Bu kent için kendimizi yırttık, turist akacak dedik, tanıtım yapalım dedik ve boy boy ulusal kanallarda, gazetelerde yer aldık ancak bunun hiçte iyi kullanamadık. Hedef kitlemiz sadece İstanbul oldu. Dışarı hiç mi hiç açılamadık. İki saatlik yoldan gelen her adama ciğer yedirdik, nehri gezdirdik, külliye ve Selimiye dedik, ha birde Şehitliğimiz var dedik, sonrada eline meyve sabunu ve badem ezmesini vererek aynalı süpürge ile gönderdik. Peki gece neden yatıramadık? Çünkü yatıramıyoruz. Alt yapı yok. Tesis yok. Bir kaç adam gibi otelimiz var onun haricinde hiçbir şey yok. Artık konsept değişti. Millet yıldıza bakıyor, bizim gibi havaya değil. Bir kaç yıldız koysak otelleri daha iyi yapsak ve kalitesini arttırsak sonrada tanıtım yaparak atağa kalksak bakın kim tutar Edirne’yi. Ama biz ne yapıyoruz! Olanı da baltalıyoruz. Olanlara destek değil köstek oluyoruz. Sayın başkana sormak istiyorum. Her hafta safsata yapıp düzenlediğin basın toplantılarında “arkadaşlar arıtma tesisi yapmaya karar verdik. Artık doğayı katletmeyeceğiz. Nehirlerimize b..lu suları basmayacağız, yer altına pislik akıtmayacağız. Çöp depone alanını vahşi depolamadan kurtaracağız. Yeşili bol alanlar yaratacağız. Kentin belli yerlerini imara açarken beton değil yeşile ağırlık vermek için gerekeni yapacağız. El birliği ile çalışacağız. Kentin görüntüsünü bozmadan Selimiye’yi kapatmadan imar yapılanmaları için çalışacağız. Avanta alanı aramızda barındırmayacağız. Ulaşımı kendimize göre değil halkımıza göre düzenleyeceğiz. Sorunsuz bir kent yaratacağız. Her gün hakim karşısına değil halkın karşısına çıkacağız. ”desene!Milletin illeri aldı başını gidiyor sen hala yerinde sayıyorsun. Güya partin halk partisi, ama sen halktan uzak ve toplantıları halkınla bile yapamıyorsun. Ama sen ne diyorsun? Yok kule yapacağız, Yapmazsam adımı şu koyacağım bu koyacağım. Prestij proje yapacağım, yaptırtacağım. Hep masal hep dümen. Elbet bu dümen bir gün bozulacak. Son dönem deyip ezme, kırma, yıkma. Sana güvenen sana inanan Edirne’nin ve seçmeninin umutlarını boşa çıkarma. Batının son kalesi diye övündüğün kenti yaban ellere teslim etme. Eğer böyle gidersen inan teslim etmek için zamanın olmayacak ve senden bu kaleyi efendi gibi alacaklar. Ve bizde o zaman başımızı öne eğip kaderimize razı olmaktansa, alkış yapıp Edirne’yi emin ellere teslim edeceğiz.Ama siz kim bilir nerede olacaksınız.Ve her gün içine ettiğiniz Edirne için yanıp tutuşacaksınız.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.