banner78
banner15
banner81

Hatırlatma!
 Biraz hafızalarımızı zorlayalım ve geri dönerek size yazmış olduğum bir köşe yazısını aynen aktarayım istedim. Ama öncesinde konuyu yada neden böyle bir yazıya gerek duyduğumu da bilmenizi isterim. Tarih 26 Mart 2011i gösteriyor. Ve kaleme aldığım köşe yazımın başlığı “bu bankanın parası çok”adını taşıyor. Evet aradan biraz aman geçti. Ses çıkartan yada üzerine düşen olmadı herhalde, diye düşünüyorum. Aslında baya ses çıktıda işin yasal kısmından ses gelmedi. Aslında bizim bildiğimiz gazetecilik yani habercilik yazdığınız konuların adli merciler tarafından ele alınmasını ve yasal sürecin başlatılmasını gerektirir. Ama Edirne’de hiç bunu görmedik. Ancak fasa fiso işlerin yani bizlerin yazdıkları ahbap çavuş ilişkisi ile ilişkilendirilirse işte o zaman bizler ifade vermeye gidiyoruz. Onun haricinde yazdıklarımızı okuyorlar ama suç konusuna gelince kimse elini taşın altına sokmuyor ve işlem yapmıyor. Yani kısacası kimse uğraşmak istemiyor. Yada öyle isteniyor. Dün bazı ulusal haber siteleri başta olmak üzere gazetelere bir haber düştü. Vakıflar bankası ile ilgiliydi bu yazı. Bir rüşvet çarkı anlatılıyor, çıkartılan krediler karşılığında yani yapılan kıyaklarla kimlerin nasıl dairelere konduğu belgeleri ile anlatılıyor. Diyeceksiniz ki ne alaka. Şimdi bir ara başlık yapalım ve köşe yazımı siz aynen okuyun. Sonra ne anlatmak istediğimi anlamaya çalışın. ------------------------------------------------------------- Bu bankanın parası çok!   Anlamış değilim! Bu Devlette böyle paraların har vurulup harman savrulmasını inanın anlamış değilim! Yahu kriz var diyoruz,kemer sıkalım diyoruz ama gelin görün ki bunu bize söyleyenler ne kemer sıkıyor nede başka bir şey! Bulsalar rahatlıktan vallahi kemersiz gezecekler. Bildiğiniz gibi Edirne’nin en işlek caddesidir saraçlar caddesi. Yeni vizyonu ile adeta kentin cazibe alanlarından biri hakline geldi Saraçlar. Dükkanlar 10 liradan 100 liraya kiralara verilmeye başladı. Sektör, iyiden iyiye kafeterya veya pastane tarzı yerlere dönmeye başladı. Neden çünkü yaya sirkülasyonu bir hayli fazla. Buda bu sektörün hız kazanmasına neden oluyor. Ama gelin bir görün ki Devlet bile bu işe alet olmuş, gül gibi güzelim yerden çıkarak yerini nasıl olduysa bir başkasına devrederek tam anlamıyla parayı har vurup harman savurmuş. Vakıflar bankasından bahsetmek istiyorum. Yılların Vakıflar bankası, gül gibi yerde gül gibi fiyata Vakıf kiracılığından çıkarak yerini bir pastane devine devrediyor, kendisi ise iki kat fazla denilecek bir rakamla kiraya bir başka yere çıkıyor. Akıl sır erecek iş değil. Ama işin içinde kim bilir neler döndü, kim bilir kimler neler götürdü!.... Hey aslanım hey!.... Evet bildiğim kadarı ile Vakıflar Bankası Vakıf kiracısı olarak 7 bin TL aylık kira ile eski yerindeydi. Eski yerinden feragat ederek yada ettirilerek Atatürk heykelinin karşısındaki bir yere taşındı. Hemde 12 bin yada 15 bin TL kira karşılığında.Vakıflar ise yeni kiracısına kapılarını açarak “hoş geldin”  dedi ve 12 Bin TL ye yerini kiraya verdi. Yani Vakıflar bu işten karlı çıkarken Vakıflar bankası bu işten ne kar etti ben onu anlamış değilim! Aynı cadde üzerinde emsal dükkanlar 15 bin TL gibi kiralara artık verilmeye başlandı. Söz konusu pastane bu cadde üzerinde çok yer aramış ama bir türlü bulamamış, oda bu yola baş vurmuş. Hatta pastane sahipleri ile Vakıflar bankasına yeri kiraya veren kişiler aynı kişiler diye bir dedikodu bile var! Doğru yada değil. Eğer doruysa zaten pek bir şey söylemeye gerek yok.Bir taşta iki kuş derim ben bu işe. Eeee bizim banka zengin banka. Devlet herhalde bu iş görürde müdahale eder. Yoksa bizim görmediğimiz başka bir şey mi var ? Sen kalk en işlek yerden çık köhne bir noktaya git.Akıl sır erecek gibi değil.Acaba bankanın burada müşterilerimi artacak bunu zaman gösterecek. Elbette tepedekilerde bunu görecektir. Bakalım bekleyip göreceğiz….   Evet yazı aynen böyle sonunda zaten mesajı vermişiz. Bekleyip göreceğiz diye.Peki ne var hiçbir şey! Ha hoş; aradan biraz aman geçmiş ve Vakıflar bankası ile ilgili bazı yazılar ve iddialar ortaya atılmış. Tabi bu bir haber bende haberden esinlenerek bu yazıyı kaleme aldım ve eskileri gündeme getirdim. Yani ben aylar öncesinden buna benzer bir filmin olduğunu yazdım ama sade senaryo olarak. Filmi daha çevirmedik. Derken birileri filmi çevirmiş bile. Acaba diyorum ve soruyorum. Edirne’de bu dolap dönerken bizim yetkililer neredeydi? Bu zararı kim ödedi yada ödeyecek? Müdür mü? Bölge Müdürü mü? Genel Müdür mü? Kim ? Çünkü iş Edirne Ankara arası gitti geldi….. Bildiğim,duyduğum iddialar var.Hele yine onlar bir belgelense ki bu da olacak gibi.Bakın o zaman O ulusal haber nasıl bir anda Edirne’yi de içine alacak siz görün. Ha unutmadan http://ekonomi.haberturk.com/makro-ekonomi/haber/649647-yeni-safaktan-agaogluna-agir-rusvet-ithami bu linki tıklayın ve görün.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
banner30