banner78

Balkanlarda Türkçe!
Balkanlarda yaşayan Türkler, Edirne'de düzenlenen "Balkanlarda Türkçe Eğitimi" konulu sempozyumda buluştu. Edirne Valiliği, Trakya Üniversitesi, Balkan Türkleri Federasyonu, Trakya Balkan Türkleri Kültür ve Dayanışma Derneği işbirliğiyle gerçekleşen sempozyum, Ticaret ve Sanayi Odası konferans salonunda başladı. Toplantıya Edirne Valisi Gökhan Sözer, AK Parti Edirne Milletvekili Necdet Budak, Belediye Başkanvekili Namık Kemal Döleneken, Bulgaristan Hak ve Özgürlükler Hareketi Merkez Yönetim Kurulu Üyesi Korman İsmailov, Trakya Balkan Türkleri Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanı Dr. Esma Gündoğdu, Balkan Türkleri Federasyonu Başkanı Zülfettin Hacıoğlu, Balkanlar Rumeli Göçmenler Federasyonu Başkanvekili İzzet Altuntaş da katıldı. Sempozyumun açılışında konuşan Edirne Valisi Gökhan Sözer, insan unsurunu dilden ayırmak ve ayrı düşünmenin mümkün olmadığını belirterek, Balkanlarda yaşayan Türkleri ana dili konusunda yaşandığı sorunların çözülmesi gerektiğini söyledi. Sözer, "Ne geçmişteki cihangirlik ve fütuhata övünmek, ne de daha sonraki dramlara, göçlere, sürgünlere yerinmek artık pratikte bir anlam ifade etmez. Bunu bilmek bilinçtir, öğrenmek tarihtir, kültürdür ama sürekli tekrar ederek oraya takılmak elbette pratikte bir yarar sağlamaz. O nedenle günün tespitini yapmak, ihtiyaçlarına cevap vermek ve onlara çözüm aramak elbette görev ve sorumluluğumuzdur. Günümüzde ise balkanlarda Türkçe'nin sorunları ve orada insani ölçek ve değerlerde yeniden kullanılması yaşatılması ile ilgili çalışmaya ihtiyaç vardır." dedi. AK Parti Edirne Milletvekili Necdet Budak, ecdadın yüzyıllar boyu hüküm sürdüğü Balkan coğrafyasında insanlar arasında kültür ve tarih birliği olduğunu ve her zaman olmaya devam edeceğini kaydetti. Budak, "Balkanlarda yaşayan insanlarımız gerçekten tarihte büyük felaketler yaşamıştır. Özellikle Osmanlı-Rus ve Balkan savaşları sonrasında milyonlarca insanımız göçe zorlanmış ve süreçte binlerce insanımız hayatını kaybetmiştir. Bizler bugün yaşanan bu trajedileri unutmadık ama geçmiş kalmış bu olayları asla düşmanlığa dönüştürmedik. Ancak bu coğrafyada yaşayan insanlarımız inançlarını, dilini, kültürünü yaşama konusunda sıkıntılar yaşadığı bilenen bir gerçektir." diye konuştu. Trakya Üniversitesi'ni bölgenin Balkanların merkezi olması nedeniyle önemsediklerini kaydeden Budak, üniversitede Balkan araştırmalar merkezinin kurulması için Cumhurbaşkanı ve Başbakan'dan istediklerini aktardı. Üniversiteye katkılarından dolayı devlet büyüklerine teşekkür eden Budak, "Balkanlar araştırma merkezi sayesinde bu tür sempozyumların gerçekleşmesi, Balkan ülkelerindeki gençlerin ana dilini öğrenmesi, eğitimini alması Türkçe'nin daha iyi ve bilinçli kullanılması açısından çok önem arz ediyor. Çok büyük katkılar sağlayacaktır." diye konuştu. Bulgaristan Hak ve Özgürlükler Hareketi Merkez Yönetim Kurulu Üyesi Korman İsmailov ise Büyük Öğrenci Projesi kapsamında 1992 yılında Türkiye'de yüksek öğrenim gördüğünü belirterek, kendileri için büyük bir kaynak ayıran hocaları ve Türkiye Cumhuriyeti büyüklerinden sıradan vatandaşına kadar herkese teşekkür etti. Balkanlar Rumeli Göçmenler Konfederasyonu Başkanvekili İzzet Altuntaş, federasyon ve konfederasyon olarak özellikle son 7-8 yılda balkan ülkelerindeki her türlü soruna en ufak noktasına kadar ilgilenmeye çalışan bir ekip olarak bu işe başladıklarını anlattı. Altuntaş, "En son ülkemizde de son günlerde tartışmaya başlanan iki dilli eğitimin bir anlamı bize hak ve özgürlüklerden, insan haklarından ve demokrasiden bahseden Avrupa Birliği ülkelerinin dayatmak ve göstermek istedikleri demokrasinin Balkanlarda yüzyıllardan bu yana yaşayan kardeşlerimizin hak ve hukuklarının, hele hele son yıllarda bu ülkelerde Türkçe eğitimin ne gibi haklara sahip olduğunu, ne zorluklarla karşılaştıkların bir fiil birinci ağızdan, çocuklarımızın hocalarının ağzından, hocaları temsil eden öğretmenlerin katılımı ile yapılacak konuşmaların ne durumda olduğunu açıklayacaktır." ifadelerini kullandı. Balkan Türkleri Federasyonu Başkanı Zülfettin Hacıoğlu da, "Son iki üç yıl içerisinde bugün düzenlenen aktivite ile benzeri benzerleri balkan ülkelerinde ve ülkemizde düzenlenmektedir. Gerçekten balkanlarda Türkçenin sorunları çok açık bir şekilde dile getirilmektedir. Ancak bize diğer toplantılardan farklı olarak sadece sorunları gündeme getirmek, mevcut durumu tespit etmek değil hem sorunları belirlemek ve bu sorunların giderilmesi için Türkiye Cumhuriyeti'nin tüm resmi kurum ve özel kuruluşları ile birlikte Balkanlardaki soydaşlarımızla beraber bu sorunların çözümü için bir yol haritası çizebilmek yani artık eyleme geçirilmesi gerekir. Biz bu süreci balkan araştırma enstitüsü ile beraber düzenleme fikrini ortaya attığımızda bize ilham kaynağı olan bir acı olan bazı gerçekleri gördük. Bulgaristan Cumhuriyeti 1992 yılında 105 bin Türk çocuğu ilköğretimde Türkçe okuyordu. Yıl 2010 bu sayı 17 bin. Bu tür toplantıların ne denli önemli olduğu bu örnekle de anlaşılabilir." şeklinde konuştu.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.