banner118
banner25

Bakan Akdağ “Edirne Türkiye’nin incisi”
Sağlık Bakanı Recep Akdağ hafta sonu programına aldığı Edirne’de gezi ve incelemelerde bulundu.Bakan Akdağ dün akşam saatlerinde geldiği Edirne’de konakladıktan sonra sabah ilk ziyaretine Edirne Valisi Gökhan Sözer’e yaparak gerçekleştirdi.Bakan Akdağ Valilik ziyareti ardından,Edirne Belediye Başkanı Hamdi Sedefçi’yi makamında ziyaret etti ve kentin sorunlarını dinledi. Vali Gökhan Sözer'i makamında ziyaret eden Bakan Akdağ, burada yaptığı açıklamada, Türkiye'de 9 yıldır ciddi bir sağlık dönüşüm programı uyguladıklarını söyledi. Sağlık hakkının, temel bir hak olduğunu ifade eden Bakan Akdağ, ''Yani bir insanın yoksul olması, ya da kırsalda yaşaması asla sağlık hizmeti alma konusunda bir olumsuzluk oluşturmamalı. Programımızı başından beri bunun üzerine kurduk. Yoksul ve dar gelirli vatandaşların sağlık hizmetini kolay alabilmesi gerekir. Zaten varlıklı insan genellikle sağlık hizmetini rahat şekilde alacak bir imkan bulur'' dedi. Bakan Akdağ, Türkiye'de obezite ile ilgili çalışma başlatacaklarını, sigara konusunda yakaladıkları başarıyı obezite konusunda da yakalamak istediklerini belirtti. Obezite konusunda farkındalık yaratmak için medyaya büyük görevler düştüğünü anlatan Bakan Akdağ, ''Şimdi önümüzde fazla kilolarımız ve hareketsizliğimizle ilgili mücadele var. Buna siz değerli basın mensupları da katkı verecek. Çünkü belli bir konuda farkındalığın artırılması ve bireyin davranışlarının değiştirilmesi konusunda yazılı ve görsel medyanın çok büyük rolü var. El ele vereceğiz, birlikte çalışacağız. Sigara konusunda verdiğimiz mücadeleyi obezite konusunda da vereceğiz'' diye konuştu Valilik ziyareti sonrasında Edirne Belediye Başkanı Hamdi Sedefçi’yi makamında ziyaret eden Bakan Akdağ burada Başkan Sedefçi ile bir süre kentin sorunları hakkında konuştu ve Sağlık bakanlığı ile belediyeler arasındaki çalışmalardan bahsetti. Bakan Akdağ, Edirne Belediye Başkanı Hamdi Sedefçi'ye yaptığı ziyarette de Selimiye Camisi'ni her gördüğünde heyecanlandığını belirterek, ''Bence gençlerimiz ve çocuklarımız kentteki tarihi dokuyu mutlaka ziyaret etmeli''diye konuştu. Edirne'nin Türkiye'nin incisi bir şehir olduğunu, kentte müthiş bir tarihi dokunun yer aldığını ifade eden Akdağ, şöyle devam etti: ''Hiç bir ziyaretimde Selimiye'ye doymadım. Selimiye'yi görmemek bir insan için büyük bir kayıptır. Müthiş bir tarihi, mimarı yapı ama sebebini bilmiyorum, ben Selimiye'yi her görüşümde heyecanlanıyorum. Açıkçası hiç bir ziyaretimde Selimiye'ye doymadım. Bunu her vatandaşımızın görmesi lazım. Bu tarihi dokuya sahip çıkan herkese teşekkür ediyorum. Edirne'de müthiş bir tarihi doku var. Belki burada yaşayan vatandaşlarımız bunun farkında değil. Elbette yurt dışından gelenler tarafından ziyaret ediliyor burası ama bence önce kendi gençlerimiz ve çocuklarımı bu tarihi dokuyu mutlaka ziyaret etmeli. Çanakkale'ye kadar gelipte Edirne'ye gelmemek bana göre büyük bir ayıp, tur şeklinde düşünmek lazım. Bizi Çanakkale'ye getiren, oradaki ruha taşıyan tarih Edirne'den başlıyor.'' Bakan Akdağ, belediyelerin içme suyu başta olmak üzere çevreyle ilgili işlemler hususunda önemli görevler yaptıklarını belirtti. İçme suyunun sürekli olarak kontrol edilmesinin özellikle su yoluyla bulaşan hastalıkları önleme açısından önemli olduğunu ifade eden Akdağ, ''Türkiyede bu anlamada sağlıkta dönüşüm programıyla çok büyük mesafe aldık. Sağlıkta dönüşüm programından önce yılda 30 bine yakın tifo vakası görülürdü. Bunların önemli bir bölümü suyla bulaşırdı. Türkiye'de son 4 yıldır şükürler olsun önemli hiçbir salgın görmedik. Mevzi olarak çok küçük problemler çıkabiliyor bunlarda norovirüs dediğimiz oldukça dirençli virüsler, bunlar batılı ülkelerde de görülebilen küçük olaylar olarak karşımıza çıkabiliyor”dedi. Halk eğitim merkezinde sağlık çalışanları ile bir araya gelen bakan Akdağ Türkiye'de her 100 bin hastaya 160 doktor ve 200 hemşire ebe düştüğünü bildirdi. Sağlık Bakanı Recep Akdağ, sağlık çalışanları ile bir araya geldi. Sağlık çalışanlarının üzerinde iş yükünün çok fazla olduğunu, bu yükü azaltmak için çalışma yaptıklarını ancak bazı meslek kuruluşlarının buna karşı çıktığını ifade eden Akdağ, ''Bu meslek kuruluşları, on yıllarca öyle bir iki senede değil, Türkiye'de sağlık çalışanı, doktor, hemşire sayısı artmasın diye mücadele verdi'' dedi. Türkiye'deki sağlık çalışanlarının sayısını, Dünya Sağlık Örgütü'nün Avrupa bölgesindeki 53 ülke ile kıyaslayan Akdağ, şöyle devam etti: ''Bu 53 ülkede her 100 bin kişiye toplamda 360 doktor düşmekte. Türkiye'de her 100 bin kişiye 160 doktor düşüyor. Bu doktorların iş yükünü kat kat artırıyor. Yine aynı Avrupa bölgesinde her 100 bin kişiye 700 kişi ebe hemşire düşmektedir. Türkiye'de her 100 bin kişiye 180-200 hemşire, ebe düşüyor. Ne oluyor bu sefer Türkiye'de sağlık çalışanlarının iş yükü çok büyük. Meslek birlikleri, sayılar artmasın diye yıllarca mücadele verdi. Şimdi yeni kadrolar alıyoruz, kadro açıyoruz, üniversiteler telaşla itiraz ediyor. Bu kadar yükü hemşirenin, ebenin, sağlık çalışanlarının sırtına neden vuralım. Efendim bu sayıların artırılması sağlık çalışanının iş gücünün ucuzlatılması anlamını taşıyormuş- Bu kadar, hakikaten öngörüşsüz bir iddia olamaz. Allah'a şükür biz dünya ülkesiyiz. Biz yılda yüzde 9'a yakın büyüyen bir ülkeyiz. Dünyanın en hızlı ekonomisi büyüyen ülkeler arasındayız. Önümüzdeki 10 yıl içerisinde 150-200 bin sağlık çalışanına, 70-80 bin doktorumuz rahatça kamuya girecek gücümüz var.'' Ak Parti il başkanlığı ziyaretinde gazetecilerin soruların yanıtlayan Bakan Akdağ burada Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın sağlık durumu hakkında bilgi verdi.Bakan Akdağ açıklamasında “durum tamamen başbakanlığımızın yaptığı açıklama çerçevesindedir.Bir önceki ameliyatı ile ilgili küçük bir işlem vardı o yapıldı.Tamamlandı bitti ve sıhhati iyi”dedi.Başbakana yapılan ameliyat ile ilgili esprili bir yaklaşım yapan Bakan Akdağ “ameliyatın ülkeye bir yararı oldu.Ancak bize bir sıkıntısı oldu.Başbakanımız bu ilk ameliyatından sonra biraz kilo verdi.Biraz daha zinde hale geldi.Bizi biraz daha çok çalıştırmaya ve taklip etmeye başladı”dedi. Fransa’da diyabet hastalarına verilen ve zayıflamak için kullanılan Mediator adlı ilacın 1300 kişinin ölümüne yol açtığı ve Türkiye’de ilacın satışının yapıldığı yönünde yöneltilen bir soruya ise Bakan Akdağ “konuyu bir inceleyetim.Bununla ilgili bir bilgim yok.Detaylarını bilmiyorum.Arkadaşlarımız bana bilgi verince sizlerle paylaşacağım”dedi. Manisa’da deli dana hastalığı ile ilgili yeni bir vakanın olduğu sorusu üzerine ise Bakan Recep Akdağ “haber yapan değerli kardeşlerimiz buna benzer haberleri bir uzmanına yada bakanlığımıza sorsa çok iyi olur.Bilgi eksikliğinden doğan yanlışlıklar yapılıyor”diyerek deli danadan kaynaklı bir başka hastalık olduğunu ve adının bile telaffuzunun zor olduğunu ifade etti.Hastalığın deli dana hastalığına çok benzediğini söyleyen Bakan Akdağ “Culis filt yakop diye bir hastalık var ve nörolojik bir hastalık.Genelde yaşlılarda görülüyor.Bu hastalığın benzeri olan bir başka hastalık deli danadan kaynaklanıyor ve genç insanlarda görülüyor.Hastalığın ismi benzediği için bir kişide çıksa böyle haberler çıkıyor.Türkiye’de bugüne kadar deli dana hastalığı görülmedi ve bu görülen hastalıkta deli dana değil”dedi. Yurt dışından gelerek ülkemizde ki sağlık sektöründe çalışmak isteyen kişilere yönelik bir açıklama yapan Bakan Akdağ resmi hastanelerde bu tür kişilerin çalışmasının söz konusu olmadığını ancak Batı Trakya gibi yerlerden gelecek olan ve Türkçeyi iyi konuşan kişilerin özel hastanelerde çalışmalarında bir mani olmadığını ifade etti.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
banner30