banner78
banner25

Akgün “Trakya’da GDO’lu ürün yok”
Edirne İl Genel Meclisinde tartışmaya açılan ve Tarım ve Hayvancılık Komisyonu tarafından araştırılması istenilen GDO’lu ürünler hakkındaki rapor bugün düzenlenen İl Genel Meclisi toplantısında açıklandı. 2012 yılı Ocak ayında yapılan İl genel Meclisi toplantısında gündeme gelen ve araştırılması istenilen GDO’lu ürünler hakkındaki raporu okumak için söz alan CHP İl Genel Meclis Üyesi ve Tarım ve Hayvancılık Komisyonu başkanı Erdal Akgün “Trakya’da GDO’lu yem yok” diyerek vatandaşın yüreğine su serpti Tarımsal amaçlı birçok üründe yurt dışından ithal edilen GDO’lu ürünlerin katkısı olduğu yönünde endişelerini daha önceki toplantılarda dile getiren İl Genel Meclis üyeleri araştırma yapılması için ilgili birimlerden bilgi alınarak konunun gündeme alınmasını istedi. Tarım ve Hayvancılık Komisyonu Başkanı Erdal Akgün tarafından yapılan araştırma ile Türkiye Yem Sanayicileri Birliği Derneği İktisadi İşletmesi, Beyaz Et Sanayicileri ve Damızlıkçılar Birliği Derneği, İktisadi İşletmesi ile Yumurta Üreticileri Merkez Birliği'nin başvurusu üzerine Biyogüvenlik Kurulu GDO'lu 13 mısır çeşidine yem amaçlı kullanılmak üzere izin verdiğini 23.12.2011 tarihinde açıkladığını belirten Akgün “Bu şekilde, tüm hayvancılık sektörü ve et, süt, yoğurt, peynir, yumurta gibi hayvansal ürünlerle bu ürünlerin içeriğini oluşturduğu binlerce gıda maddesi de risk altında bırakılmakta. GDO'suz yem kullanan üreticiler de bu şekilde cezalandırılmakta. Zira mevzuata göre GDO'lu yemle beslenen hayvanların ürünlerinin etiketlenme zorunluluğu bulunmamakta. Bunun sonucunda tüketici satın aldığı hayvansal ürünün GDO'lu olup olmadığını bilemeyecektir”dedi. Biyogüvenlik yasası gereği GDO ve ürünlerinin tüketicinin tercih hakkını ortadan kaldırması halinde GDO başvurularının reddedileceğini söylediğini ifade eden Akgün “GDO'lu yemle beslenen hayvanlardan elde edilen ürünlerin etiket taşımaması, tüketicinin tercih hakkını doğrudan ortadan kaldırmakta. Bu nedenle verilen karar kanuna da aykırıdır. Hangi anne GDO'lu yemle beslenen hayvanın etini, yumurtasını, sütünü, bu sütten yapılmış yoğurdu yada peyniri çocuğuna yedirmek ister? Anneler bunu asla bilemeyeceksiniz! Biyogüvenlik Kurulu tarafından bilimsel komitelere hazırlattırılan Sosyo-ekonomik Değerlendirme Raporlarında GDO'ların sindirim sisteminde sindirilemediği ve hücrelere kadar taşınabildiği, marketlerden alınan süt örneklerinde GDO'lu yemlere ait DNA'ya rastlanıldığı, pastörizasyon işleminin dahi bu DNA'yı yok edemediği açık bir şekilde belirtilmekte, GDO'ların sağlık riski yaratabileceği kabul edilmekte. Mısır, ülkemizde de yetiştirilebilen bir üründür. Ancak Tarım Bakanlığı mısır bitkisini desteklemek, verilen desteği artırmak yoluyla kendimize yeterliliği yakalamak varken, bunu yapmamakta, ülkemizi ithalata mahkum etmekte. Mısıra sağlanan desteğin son dört yıldır aynı seviyede kalması yüzünden ülkemize her yıl 500 bin ton ile 1 milyon ton civarında mısır ithalatı yapılmakta. Ancak bu durum yine de yapılacak mısır ithalatının GDO'lu olmasını meşru kılmamakta. Dünyada üretilen mısırın sadece %29 'u GDO'lu tohumla üretilmekte, yani %71 'i GDO'suzdur. Dolayısıyla uygulanan yanlış politikalar nedeniyle ortaya çıkan ithalat ihtiyacını GDO'lu mısır türleriyle gidermeye çalışmanın hiçbir meşru gerekçesi yoktur”açıklamasında bulundu. Yapılan araştırma doğrultusunda"Bölgemizde kesinlikle GDO'lu ürün yemlerimizde kullanılmamıştır”diyen Akgün konunun takipçisi olduklarını ifade etti. Ak parti İl Genel Meclis üyesi Ali Soydan ise hükümet politikalarını savunarak "Dünyada üretilen Mısır'ın yüzde 30'u GDO'luyken buna deney demek, doğru yaklaşım değil. Dünya nüfusunun 2 milyarı GDO tüketiyor. GDO'ya tamamen tü-kaka demek yarınlarda dünya nüfusunun nasıl doyurulacağı konusunda kafamızda ciddi bir handikap yaratır. GDO'nun nerede zararlı olduğu da bilinmemekte ama deneylerle kanıtlanmış ki genetiği değiştirilmiş organizmalarla yapılan tüketimde hala en fazla Amerika'da kullanılıyor. Türkiye belirli GDO'lu ürünlere izin verileceği konusunda karar almış ve bilimsel kurul oluşturulmuş. Nükleer enerjiye de sorarsanız 75 milyon karşı çıkar. Hidro elektrik enerjiye kendi bölgesinde yapıldığında karşı ama insanlar evlerinde elektrik istiyorlar, ısınmasını istiyorlar. Bilimsel gelişmelere tüh kaka diyerek, dünyanın üretimi yüzde 30'a yaklaşmışken GDO'lu ürünler sanki birileri birilerine menfaat sağlıyormuş gibi karşı çıkmayı doğru bulmuyorum" diye konuştu.  
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
banner30