banner75
banner15
banner81

Yorulmaz "Türkiye'de buğday çeşitliliği çok!"
banner25

Edirne Ziraat Odası Yönetim Kurulu Başkanı Cengiz Yorulmaz düzenlediği basın toplantısı ile ayçiçeğindeki fiyat beklentilerini açıkladı.

Edirne’nin ayçiçeği üretimi açısından Türkiye’nin yüzde 25’lik ihtiyacını karşıladığına dikkat çeken Yorulmaz gidi fiyatlarında yaşanan artışın çiftçinin belini önemli ölçüde büktüğünü ve üreticinin tarım yapmaktan soğutulduğunu kaydetti.

Edirne il genelinde 1 milyon 100 bin, merkez ilçede ise 200-210 bin önüm ekili ayçiçeği alanı bulunduğuna dikkat çeken Yorulmaz “Girdi maliyetlerimiz çok arttı. Gübre maliyetleri geçen yıla oranla yüzde 100'ün üzerinde arttı. Malum dolar da her geçen gün artıyor. Bu anlamda ayçiçeğinde de alım fiyat açıklanacak. Bizim istediğimiz fiyat yüzde 40 yağlık ayçiçeğinde 2 lira 50 kuruş. Girdi fiyatlarımızın da buğdaydaki verim kaybının giderilmesi için çiftçinin beklentisi bu. Geçen yıla istinaden daha da verim artışı olacak.Üreticimizin yüzü buğdayda gülümedi ama ayçiçeğinde inşallah iyi fiyat açıklanması ile gülecek”dedi.

Bir gazetecinin “üretici sürekli aynı kalem ürünleri işliyor.Bir başka ürüne yönelmek mümkün mü?” sorusu üzerine “alternatif ürün araştırıyoruz.Oda kanola.Ancak iklimlere göre değişiklik gösteriyor.Şu an yağlı bitki açısından aspir var.Ancak geliştiremediler.Aspir biodizel üretimi için kullanılıyor.”dedi.

Türkiye’de 50-60 çeşit buğday olduğunu ve bunların sorun teşkil ettiğini belirten Yorulmaz Türkiye’nin saman ithalatını altında yatan gerçeklerden birinin de bu olduğunu kaydetti.Buğday çeşitliliğinin sorun olduğuna dikkat çeken Yorulmaz “bu bir kere probem.Bu buğdayların artık bakanlık tarafından kalite,fiyat ve verim açısından bir standart getirmesi gerekiyor.Bu çeşitler yüzünden çok ciddi hastalıklarıda beraberinde getirdik.Türkiye’de bu kadar buğday çeşidi iyi bir şey değil.Amerika üç çeşit buğday ekiyor.Kalite ile verim aynı kategoride olmuyor.Geçmiş yıllardaki buğday çeşitleri çok boyluydu.Bu buğdayın iki misli boyu vardı.Dekarda 15 balya düşerken bu çeşitlerde 12 balya iyi çiftçiler çıkartabiliyor.Boylu buğday yatıyor.Yatma olmaması için buğdayın geni ile oynayınca sap olmuyor.İnsanları küstürdüler.Fakir fukara yeterli gübreyi tarlasına atamadığı için sıkıntı çıkıyor”diyerek çok sayıda hastalığın bu çeşitlilikten dolayı ülkemize girdiğini kaydetti.

Türkiye'de üretimi ve ekim alanı artan kanola yetiştiriciliğinde, sertifikalı veya hibrit tohum kullanılması gerektiğini belirten Yorulmaz, Kanola yetiştiricilerinin kendileriyle irtibatta olması gerekliliğine vurgu yaptı.Yorulmaz, "Kanola bitkisi yetiştiriciliğinde muhakkak sertifikalı veya hibrit tohum kullanılması gerekiyor." dedi. Çiftçilerin tohumu, Tarım ve Orman Bakanlığı kontrolündeki firmalardan alması gerektiğini belirten Yorulmaz, şunları kaydetti:

"Kanolanın tohumu güvenli yerlerden alınmalı. Kaçak olarak getirildiğini gördük, tohumun torbası aynı ama içeriği farklı. Alıp kullanan çiftçiler oldu ama kullanan bütün çiftçiler yandı. Bu anlamda bizde şahit oluyoruz. Ama çiftçi bize danışmadan alıyorsa yapacağımız bir şey yok. Devletimiz sertifikalı tohumu çiftçiye sunuyor. Ama çiftçi ektiğinde tohumu nereden aldığını kontrol edemez ki il müdürlüğü. Önemle altını çiziyoruz, kanolanın kendi tohumundan tohum olmuyor. Kendi ürettiğinden olmuyor. Bu anlamda asidik üretmeyecek bir tohum olması gerekiyor."

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
banner30