banner15
banner25

İriş “Yatırım ve istihdama para yok, ama faize var!”

Saadet Partisi Edirne İl Teşkilatı yılın ilk basın toplantısını parti binasında yaptı. Yoğun bir katılımla gerçekleşen basın toplantısında konuşan Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Mustafa İriş, ağırlıklı olarak Ekonomi/ İşsizlik / geçim sıkıntısı, Ahlaki ve manevi tahribat ve Adalet, gibi hususlara dikkat çekti.

Konuşmasında önemli başlıklara değinen ve iktidarı eleştiren İriş ekonomi rakamlarına dikkat çekti ve bireysel insanların ticarethanelerinde muhasebe yaptıklarını, yıllık kar- zarar hesaplarını yapıp seneyi kapattıklarını ifade ederek “ Millet gibi, devlette muhasebesini yapar. Yıllık bütçenin gerçekleşme rakamlarını gözden geçirir. Bir sonraki yılın bütçesini yapar. Mecliste oylatır. Böylece bütçe kanun haline gelir.Siyasi Partiler memleketi yönetmek, halkın meselelerini çözmek için iktidara talip olurlar. İktidar olan parti hükümet kurar. Hükümet marifetiyle ülkeyi yönetir. Ülkemiz 15 yıldır AK parti iktidarı ile yönetiliyor. Bu süre bayağı uzunca bir süredir. Artık mazeretlerin konuşulma vakti geçmiştir.Ancak, milletimiz kendi sıkıntı ve dertlerinin çözülmesini beklerken iktidar ağız dalaşı, ‘ben dedim, sen de delerle gündemi oluşturuyor. Hâlbuki her zamankinden daha fazla birlik ve beraberliğe ihtiyacımız var. Kamplaşma, kutuplaşma asla ülkemizin hayrına olamaz. Zira böylesine ortamlarda akıl, düşünce, muhakeme değil, hisler ve heyecanlar ön plana çıkar. Esas gündem örtülür. Gerçek bir muhasebe yapılamaz”dedi.

Türkiye’nin 2018 yılı bütçesinde 697 milyar gelire karşılık 763 milyar gider olduğunu hatırlatan İriş “Bütçe açığı 66 milyardır. 2017’de 57 milyar lira faiz ödendi. 2018 yılında ise devlet kasasından faize 72 milyar lira ödeme yapılacaktır. Yatırım ve istihdama para yok, ama faize var!2017 yılı sonu itibarıyla toplam iç ve dış borç 600 milyar dolardır. Yani 2018 bütçesinin 3 katı borcumuz var.Şimdi sormamız gereken soru şu; Borcumuz yoksa bütçedeki 72 milyar faiz niçin ödenecek? Varsa bu kadar borç kimlere ödenecek? Bunları öğrenmek hakkımız. İşte, sürekli borçlanıldığı için borçlar borçla ödendiği için iki yakamız bir araya gelmiyor”şeklinde konuştu.

Ülkede bütçe açığı olduğu gibi dış ticaret açığı da olduğunu belirten İriş “Nerdeyse iğneden ipliğe her şey ithal ediliyor. Bu böyle olmaz ki. Son 5 yılda 735 bin esnaf dükkânını kapattı. 164 bin işveren fabrikasını kapatmak zorunda kaldı.Böyle olunca ihracatımız da olumsuz etkileniyor. 2017’nin ilk 11 ayında 143 milyar dolar ihracat yaparken, 210 milyar dolar ithalat yapmışız. Açık 67 milyar dolardır.Görülüyor ki bütçe açığı olduğu gibi dış ticaret te açık veriyor. Bütçe açığı, dış ticaret açığı, bir de üstüne faiz ödemeleri gelince ekonomimizin beli kırılıyor. İşsizliği önlemenin yolu istihdamı arttırıcı, ihracata destek olucu, üretim tesisleri yani fabrikalar kurmaktır. Hatta fabrika yapan fabrikalar yapmak gerekir. Hepimizin iftihar ettiği üretim ve ihracatıyla göğsümüzü kabartan bir ASELSAN var. Rahmetli Erbakan Hocanın Başbakan yardımcılığı döneminde 1977 de kuruldu. Şimdi İhracat yapıyor. Bunun gibi çok kıymetli 200 tane projenin temeli atılmıştı. Bir kısmı da bitirildi. Ama yıllar sonra ilgisizlikten, takipsizlikten iş yapamaz hale geldiler. Zira bunların her biri Aselsan gibi kendi sahalarında çok büyük öneme sahiptiler. Yazık oldu. Şimdi AK parti iktidarına soruyoruz, siz 15 senede Aselsan gibi kaç tesisin kurulmasına öncülük ettiniz?”dedi.

Tarım ve hayvancılık konusunda da eleştirilerini sürdüren İriş “Ne yazık ki bugün tarım ve hayvancılık deyince aklımıza ithalat geliyor. Bakliyattan, pirince, koyundan, danaya aklımıza ne gelirse ithal ediyoruz. Geldiğimiz durum, her şeyi ortaya koyuyor. Damızlık hayvan ithal ederken şimdi karkas et getirmeye başladık.Ne kadar plansız ve hesapsız işler yapıldığını gösteren pek çok örnekten birini sizinle paylaşmak isterim.7- 8 ay önce devlet yurt dışından canlı hayvan ithal ediyor. Tarım Kredi Kooperatifleri vasıtasıyla bunu çiftçimize canlı baskül kilosunu 19 liradan satıyor.(BELGE) Kısa bir zaman sonra bakan değişiyor. Önceden tezgâh hazırlanıyor. Türkiye’nin köşe bucak her tarafına yayılmış iki marka zincir markete et sattıracağım, diyor. Tabii arka planda ne var? Kolaylıklar, muafiyetler nedir bilmiyoruz. Bu ortamda üretici ürküyor. Telaşla hayvanını elinden çıkarmaya çalışıyor. Suni ve geçici de olsa, canlı baskül 14 liraya iniyor. Üretici 8 ay önce devletin ithal ettiği hayvanları 19 liradan aldı. Şimdi 14 liraya satınca hayvan başına 2-3 bin lira zarar eder hale düştü. Ödedikleri faiz de cabası. Bu durum sürdürülebilir mi? Taşıma suyla değirmen döner mi?” şeklinde ifadeler kullandı.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
banner30