banner78
banner25

Güler misin,ağlar mısın?

Edirne Devlet Su İşleri 11.Bölge Müdürlüğü tarafından 2014 yılında ihalesi yapılan Kemal Köy sulama kanalı işi projesinde evlere şenlik durum yaşanıyor.

Dönemin yetkileri tarafından gelen talep doğrultusunda yapılmasına karar verilen ve 13 bin 500 dekar alanın sulaması öngörülen projede Meriç nehrinden alınacak suyun kanallar aracılığı ile havuza aktarımı ve buradan motopomplar sayesinde sulanacak araziye kapalı sistemle basılması hedefleniyordu.Uzun yıllar tartışması yaşanan ve motopompla aktarımın yüksek maliyetler yaratacağı düşüncesinden dolayı zaman zaman eleştirilen 25 milyon TL bedelli proje nihayet 2014 yılında başlanmıştı.

Projenin 2017 yılında tamamlanması sonunda işletme hakkı devri için kooperatif oluşturulması şartı arayan DSİ köylülerle bir türlü orta yolu bulamayınca bu defa işletme hakkı 3 yıl süren görüşmeler sonunda Hamzadere Sulama Kooperatifine devredildi.

Köylünün umutla beklediği sulama projesi için bu sene kanala su aktarılması planlanırken beklenmedik bir sorunla karşı karşıya kalındığı görüldü.

Meriç nehrinden kendi cazibesi ile yaklaşık 500 metre mesafede beton kanal içinde gelecek olan ve daha sonra 1500 ton kapasiteli havuza aktarılacak olan suyun buradan da 3 adet pompa aracılığı ile kapalı sistem sulama kanalına naklini sağlayacak projede kot farkı hesaba alınmadığı için bir türlü aktif hale getirilemediği öğrenildi.

Kemal köy,Budakdoğanca,Ahi köy ve Karabulut köylerindeki 13 bin 500 dekar araziyi sulaması düşünülen projede,Meriç nehrinin su seviyesindeki düşüşten dolayı 500 metrelik kanala su aktarılamaması nedeniyle bugünkü maliyeti 30-40 milyon TL’yi bulan projenin adeta kaderine terk edildiği ifade edildi.

Projeyi sözde kontrol ettiği iddia edilen DSİ yetkililerinin böylesi bariz bir hatayı nasıl yaptığı ise akıllarda soru işaretleri oluşturdu.Meriç nehri su seviyesinin düşmesi ve yaşanan kuraklıktan dolayı kanala suyun girmemesi ve kot farkından dolayı yukarıda kalması çözüm beklerken DSİ yetkililerinin halen muhtarla görüşmemesi tepkilere neden oldu.

Yaptığımız araştırmada 500 metrelik kanalın kırılarak kotunun aşağı indirilmesi veya Meriç nehrinden motopomplarla suyun aktarımının sağlanmasının dışında hiçbir şekilde kanala su alınamayacağı açıkça görülürken böylesi bariz bir hatanın nasıl yapıldığı ve neden bu zaman kadar düzeltilmediği tartışma konusu oldu.

Söz konusu sulanması düşünülen arazide son sistem kapalı sulama kanallarının olduğu ve yapılacak sulama ile ayçiçeğinde 300 kilo verim elde edilebileceği,diğer ürünlerde de artış yaşanmasının olabileceği düşünülürken aktarılamayan sudan dolayı verimin 70 ila 250 kilogram arasında kaldığı ifade edildi.

2014 yılında yapımına başlanılan kanalda,o gününün şartlarında su seviyesinin yüksek olmasından dolayı kanalın yüksek tutulduğu ifade edilirken,ilerleyen süreçte su seviyesinin düşmesinin hesaba katılmadığı belirtildi.

4 km uzunluğundaki kanaldan su bekleye duran köylüler yapılan bariz hatadan dolayı hem devletin hemde köylünün zarara uğratıldığını iddia ederek gerek siyasi gerekse,idari kişilerin derhal gerekeni yapması gerektiğini aksi halde önümüzdeki senede aynı sorunun daha büyük etkilerle yaşanmaya devam edeceğini belirttiler.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
banner30