banner137
banner12

Yaz ayının gelmesiyle baş gösteren kuraklık maalesef bazılarımızın gündeminde olmasa da,geçimini topraktan sağlayan üreticinin en önemli gündemi şu an bu….

Üç tarafı nehirlerle çevrili olan bir şehirde suyun aktığını ve bizim baktığımızı hala bugün söylüyor olmamız bizim ayıbımız olarak karşımıza çıkıyor.Bulgaristan topraklarından doğan ve ilimiz sınırları içinden geçerek Ege denizi Saros’a dökülen nehirleri maalesef istediğimi ölçüde kullanamıyoruz.

Ne üzerlerinde turizm potansiyelini harekete geçirecek bir çalışmamız var nede bir başka şey…Üretici geçtiğimiz gün Tunca nehrinden su çekerken motorlar birden bire stop etti.Su seviyesi düşen nehirlerde eğer bir çalışma yapılmazsa üretici ürününü istediği noktaya getiremeyecek ve sulu tarımda istenilen verim alınamayacak.

Türkiye’de sayılı iş makinesi kapasitesi ile bildiğimiz DSİ Bölge Müdürlüğümüz maalesef bu yazın böyle sıkıntılı geçeceğini öngöremedi ve nehirlerde bir çalışma yapamadı.Yapılacak basit müdahalelerle, nehir yatağını derinleştirmek veya belli yerlerde cep alanları oluşturarak suyu depolamak yerine akıp gitmesini seyrettik.

Edirne Valisi Ekrem Canalp’in bu konuda DSİ’yi harekete geçirecek bir eylem planını devreye sokması gerekiyor.Tunca nehrinin yatağında yapılacak çalışma başta olmak üzere,Suakacağı’ndan aşağı doğru olan alanlarda nehri bir şekilde belli yerlere depolama yapacak şekilde yönlendirtmesi gerekiyor.Yaz aylarında debisi düşük olan nehrin,yapılacak bentlerle belirli aralıklarda tutulması durumunda suyu birazda olsa kontrol altına alır belli debilerde kalmasını sağlayabiliriz.

Bir başka su sıkıntısı çeken bölgede Karaağaç…Burada tarım ile uğraşan kesim sözde taşkınları önlemek amacıyla yapılan Edirne Kanal projesinin adeta mağdur ettiği en büyük kesim.Taşkın durumunda Meriç nehrinden alacağı yaklaşık 790 metreküp/ saniye oranındaki suyu 7 bin metre uzunluğunda 3 metre derinliğindeki kanaldan Süvari köprü (Nato Köprüsü) alt kısmına tahliye edecekti.Fakat yapılan çalışmalar başlandığında o gün dönemin Bakanı Veysel Eroğlu’na bizzat bir gazeteci olarak “sayın bakan!Burası taşkın sahası ve adı üzerinde taşkın sahasında siz inşaat yapacaksınız.3 metre sabit derinliğe ineceksiniz.Zaten bu seviyede buradan su çıkıyor”dediğimde dönemin Bölge Müdürü bana “sen mühendis misin?Gazetecisin nereden bileceksin?”dediğinde bugün kimin haklı olduğunu gün gibi ortaya koyan bir sonuçla karşı karşıyayız.Siz yer altı sularının yüzeye çıkmasını sağlar,fora kazıkları çakar,Meriç nehrinin damarlar üzeriden yer altı sularına karışmasını engellerseniz, ben sizin mühendisliğinizden şüphe ederim! Bugün ise geldiğimiz noktada adı kanaldan çok her şeye benzeyen yatırımın heba olduğunu, sazlık bir alan haline geldiğini, olası bir taşkında bırakın su tahliyesini kanalın dahi sular altında kalacağını hepimiz göreceğiz….

Bu yüzden daha önce uyarmama rağmen girişim yapmayan sayın yetkililere seslenmek istiyorum…Su geldiğinde kanala su alarak kanalda su tutmamız gerekiyor veya şimdi bile bunu hemen yapmamız gerekiyor.Kanalda tutulacak su,yer altı sularına karışırsa bir nevi yer altı suyuna can olacaktır.

Nehirlerimiz kenarında Edirne Valiliği İl Özel İdaresi tarafından gerçekten mükemmel işler yapıldı.Vatandaşların rahatlıkla nezih bir ortamda aileleriyle yemek yiyebileceği sayfiye alnı oluşturuldu.Aracınızı yanı başınıza alıyor,masaya oturuyor,gölgelik üzerinizde,mangalınız hazır ve çocuk oyun alanı ile her şey dört dörtlükken araçların toz zeminde hareket etmesi bir anda kabusa dönüşüveriyor.

Sayın Vali Canalp’e yaptığı bu hizmetten dolayı teşekkür ediyorum… Ama arkasının gelmesini bekliyorum.Giriş ücretli olmalı.Aile ortamını,sükunu bozacak hareket içinde olacaklar alana alınmamalı.Tuvalet yapılmalı.Zemin tozdan arındırılmalı.Konulacak birkaç personelle ama güvenlik ama temizlik konusu ele alınmalı.Yoksa burada oturan bazı kendini bilmezler bütün bu güzellikleri gölgelerken, yapılan hizmeti de hiç etmek durumundalar.

Zeminin taşla kaplanması,orada istenmeyen bir yük oluşturacağı için fora kazıkların taşıma kapasitesini aşabilir ve kaymalar oluşabilir.Bu yüzden,zemindeki toprak sıyrılarak yük hafifletilir,sıkıştırma yapılara zemin tozdan arındırılarak,ama parke-kilit taş ama rotmiks malzeme ile kaplanabilir.

Bizler Edirne Valisi Ekrem Canalp’in Edirne için bir şeyler yapma çabasını görüyor ve gözlemliyoruz.Ama mutfağında adam olmadığını da iyi biliyoruz.Belki şahsımın Valilikten uzak tutulması benim yapılanları görmememe sebep ama,ben yinede neyin ne olduğunu bilen biriyim ve kurumların iyi çalışmadığını düşünüyorum.Yıllar öncensin kurumları ile şimdiki kurumların sadece adı bir, içi değil…..

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.