banner118
banner12

Yazımın başlığı aklınızda biraz soru işareti oluşturabilir.Bu soru işaretini aralamak ve kaldırmak için yazıyı okumanızda yarar var düşüncesindeyim.Bazı okuyucular her nedense yazıların tamamını okumaz,kendisini ilgilendiren bir konuysa sonuna kadar okur.Bu yazımda kaleme aldığım kişi Trakya Üniversitesi Rektörü Prf.Dr.Erhan Tabakoğlu ve yönetmeye çalıştığı Trakya Üniversitesi…

Yıllar öncesine gidildiğinde üniversitemizi idare eden rektörler ve onların yönetiminde bulunan kişilerle sıkı istişarelerimiz vardı.Basın mensupları ile sıkı diyalogları olan,bilim ve irfan yuvası üniversitemiz de bize her daim malzeme sunabilen bir anlayış vardı.Şimdi ise tam aksi bir anlayış ve yönetim biçimi ile üniversitemiz karşımızda.Özgürlükleri kısıtlayan,sadece inşaata yatırımı amaçlayan,Balkanların sözde en büyük hastanesini malzemesiz bırakan,öğretim üyelerine veya cerrahlarına neredeyse malzemeyi cebinden aldırtan bir yönetim var….

Ne olduysa 2016’dan sonra oldu! Üniversitenin geleceğini,kaderini oylayan ekip, rektör olarak görmek istediği kişi için oylama yaptı.Yapılan oylama ve Cumhurbaşkanı onayı sonrasında Prf.Dr.Erhan Tabakoğlu Trakya Üniversitesi’nin yeni rektörü oldu.Buraya kadar normal olan süreç bir süre sonra anormal bir süreç olarak işlemeye başladı.Üniversite de tanıdığım ne kadar akademisyen varsa,oy verdiklerine bin pişman oldukları laflar sarf etmeye başlamışlardı.Bu ilerleyen süreçte de artarak devam etti.Yani görünen köy kılavuz istemiyor ve kötü yönetildiği iddia edilen bir üniversite karşımızda duruyordu.Haber değeri taşıyan bir açıklama yok.3 yıl geçmiş rektörün yaptığı basın toplantıları bir elin parmak sayısını geçmiyor.Kentin en önemli beyin takımından ses yok.Üniversite yükselen inşaatları ile dikkat çekerken akademik kariyer anlamında da gerilemesi ile dikkatimizi çekiyordu.

Tanıdık veya bazı gruplara yakınlığı ile bilinen isimler belli yerlere getiriliyor, bilgi üretecek

kişilerden ziyade biat edecek kişiler yönetimlere getiriliyordu.Hastanede gerekli olan malzeme alımları sağlıklı yapılamıyor,her şey Allah’a emanet gidiyor.Hastanede müdahale sırasında arızalanan ekipmanlar ve en önemlisi hastalar sürekli olarak ameliyat sonrası komplikasyonlara ve enfeksiyonlara maruz kalıyorlar.Burada bir sıkıntı olduğunu görmelerine rağmen çözüm konusunda somut bir adım atmayan üniversite yönetimi sadece açılış,davet,siyasi propaganda ve anlamsız vitrin yapma derdinde.

Koskoca üniversite yönetiminin hiç unutamadığım paylaşımları hep aklımdadır.Daha önceleri de yazdım.Bir üniversite akademik başarılarını paylaşır ama bizim ki köfte-sucuk paylaşıyor.Bir rektör başarıyı ödüllendirir,plaket vererek taçlandırır.Ama bizimkisi Cumhurbaşkanımıza hakaret eden,suikast sonucu öldürüleceğini Bulgar medyasında her gün haykıran,Türkiye’yi küçük düşüren,15 Temmuz hain darbe planını senaryo diye niteleyen,Bulgaristan Türklerine ve göçmen camiasını hakaretler ve tehditler yağdıran kişilere plaket veriyor.Şahsım ise bu konuyu haber yaptığı gerekçesi ile anlam veremediğim bir şekilde adalet önünde tazminat ödemeye mahkum ediliyordum.Sürecin işlediği zaman diliminde ise şahsım CİMER’e başvuru yaparak Rektör Erhan Tabakoğlu’nun Bulgar Profesör’e plaket vermesini ve ödüllendirmesini şikayet ediyor,bu konuda soruşturma açılmasını sağlıyor,ancak her nedense somut deliller olmasına rağmen hocamız hala görevinde kalabiliyordu. Anlam veremediğim kirli eller mi devreye girerek hocayı koruyup kolladı yoksa ben mi, boşa küre çektim? İnanın anlamış değilim! Lakin zaman içinde bunların hepsinin sonuçlanacağına inancım hala tam…

Üniversite bünyesinde bir sürü donanım sahibi kişi varken,yapılan atamalar ise evlere şenlik.Hele yine bir tanesi var ki; sormayın….Üniversiteye yetenek sınavı ile giren ve üniversiteyi kazanmayıp doktora yapmadan rektör yardımcısı olan ve başına “profesör” titri alan tek kişi bizim üniversitemizde…Hakkı olmasına rağmen sırada bekleyen ve hak ettiği yerlere gelemeyen bir sürü öğretim görevlisinin ise hak arama mücadlesi başlattığı ve yargı yoluna başvurduğu da gelen bilgiler arasında….

Sevgili rektör….Hastane borç batağında,doktorlar huzursuz,işler sarpa sarmış ama sen hala sessica oturuyorsun.Haaa durun durun!...Adamın günahını almayalım.Proje üretmedi dersek yalan olur.Trakya Kalkınma Ajansı’ndan inanılmaz ve akıl almaz bir proje üretti sahi…Çok tatlı ballı bir proje. “Şerbet Projesi” “Şerbet-i Fünun” projesi yerine hastaneye ekipman alabilecek bir takım projeler üretilse daha iyi olurdu; diyeceğim ama vardır elbet bir bildikleri….

Evet sevgili hocam…Etrafa gülücükler saçan,elma gibi al yanaklarınla üniversitemizin aydınlık yüzü ,bizim Trakya’nın bir kızanısın.Bu yüzden senden beklentiler var ama sen bu beklentileri karşılayamadın.Üniversite ile kent yönetimi arasında bir bağ kuracağına,kentin lehine adımlar atacağına,sen seni oraya getirenlere imkanlar sağladın,olanaklar tanıdın diye çok duyar olduk.

Ha şunu da eklemeden geçemeyeceğim!... Sizin korumanız altında olduğunu bildiğim ( ismi bende saklı) bir kişiye yurt dışı yasağı koymuşsunuz.Bu kişi Bulgaristan’da akıl almaz makine tutkunuymuş.Ve bu kişi Edirne’de (12-13 dairsi bulunan) gayrimenkul zenginiymiş.Ve dahası Tekirdağ’da (her nedense Tekirdağ’da) 3 milyon TL’ye geçtiğimiz Cuma günü iki adet villa satın almış.Hocam sor bakalım kendisine bu değirmenin suyu nereden geliyor? Kumar parasından olmaz herhalde?….

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.